Biri dokunduğu her şeyi yumuşatan, sessizce içime yayılan şefkat, diğeri her sessizliği parçalayan, aniden yükselen bir öfke. Aynı bedende karşı karşıya oturuyorlar ve ben aralarında ince bir ip üzerinde yürümeye çalışır gibi yaşamaya devam ediyorum.