Yeniyi sever insan... Çünkü tazedir, canlıdır ve ümitlidir. Ancak buna rağmen ürkütücüdür de... Çünkü belirsizdir ve risklerle doludur.
Eskiyle yeni arasında heyecanı hiç düşmeyen bir çekişme içinde yaşar gider insan. Yeniden hem korkarız hem delice arzularız. Eskiden hem kaçarız hem sığınırız ona çünkü tanıdıktır, bildiktir, güvenli sayılır. “Eski köye yeni âdet getirme!” deriz, yeninin bilinmezliğinden çekindiğimiz için.
Bilinmeze korkuyla değil, merakla ve heyecanla bak. Her şeye gebedir çünkü. Her ihtimal mümkündür. Bütün ihtimaller dahilinde kabul et bilinmezi. Çünkü eski olan hiçbir şey seni geliştirmiyor. Hayatın izleyicisi olmaktan fazlası değilsin. Oyunu oynuyor olmak izliyor olmaktan her zaman daha eğlenceli ve daha geliştiricidir. Sahada olmak çok daha riskli bile olsa emin ol izleyici olmaktan daha tatmin edicidir.
Cesur ol.
Yeniye de bir fırsat ver.
Cesaret, hiç korkmamak demek değil. Korkularına rağmen bilinçli şekilde eyleme geçebilmektir. Cesaretin olmadığı yerde esaret vardır.
Sen özgürlüğü seç.