"Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen, Atatürk'ün Türk Milletine bir armağanıdır. Kendisi Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilk kadın savaş pilotu olarak, Türk Havacılığının onursal bir ismidir. Sabiha Gökçen aynı zamanda Atatürk'ün Türk kadınının Türk toplumu içinde bulunmasını istediği yeri gösteren değerli ve akılcı bir semboldür. Böyle bir sembolü, amacı ne olursa olsun, tartışmaya açmak, milli bütünlüğe ve toplumsal barışa katkısı olmayan bir yaklaşımdır..."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Daniel Defoe'nun klasik eseri "Robinson Crusoe", 18. yüzyılın başlarında yazılmış olmasına rağmen, zaman içinde insanın doğaya karşı mücadelesi ve yalnızlık temasıyla hala güncelliğini koruyan bir başyapıttır. Roman, baş karakter Robinson Crusoe'nun tropik bir adada mahsur kalmasını ve burada geçirdiği yılları konu alırken, aynı zamanda insanın içsel gücünü, dayanıklılığını ve doğaya karşı olan kırılgan ilişkisini derinlemesine inceler.
Ailesinin önerdiği yaşam basamağına girmesi ve toplumda kabul gören normal bir yaşam sürdürmesi için verilen tavsiyeleri dinlemeyen Robinson, pek çok defa babasının öğütlerini ve sonrasında pişman olacağını söylediğini hatırlar. Ona hak verir, dahası bu imkanları elinin tersi ile ittiği için Tanrı'ya dua etmeyi iki yüzlülük sayar.
Crusoe'nun adada geçirdiği yıllar, hem fiziksel hem de ruhsal bir mücadeleyi içerir. Başlangıçta, adanın keşfi ve hayatta kalma çabaları, okuyucuya insanın zorlu doğa koşullarına karşı nasıl adapte olabileceğini gösterir. Crusoe'nun doğayı anlamaya ve kullanmaya çalışması, onun hayatta kalmak için nasıl yaratıcı çözümler bulduğunu gösterir. Aslı kadar kullanışlı olmasa da işini görecek bir çok alet icat eder.
Ancak, romanın derinliği sadece fiziksel mücadelelerle sınırlı değildir. Crusoe'nun yalnızlığı, onun içsel bir keşif yolculuğunu da tetikler. Diyalog eksikliği, yalnızlığın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini vurgular Bir nevi tecridde yaşayan Robinson'un baş edemediği yegane şey yalnızlıktır. Bu durum, Crusoe'nun kendi düşünceleri ve iç sesiyle baş başa kalmasını sağlar, bu da okuyucuya kendi iç dünyamızla yüzleşmenin ne kadar zorlu olabileceğini gösterir.
Defoe, aynı zamanda Crusoe'nun adada bulduğu Cuma adlı yerli bir arkadaşla olan ilişkisi aracılığıyla da toplumsal temalara dokunur. Bu
Gerçeğin perdesi demirden olur, altında kalırsanız ezilirsiniz. Zaten tarih yazıcılığının en trajik kısmı da budur. Açayım derken perdenin altında kalanlar. Onların tarihini kimse yazmaz.
İnsan öldürerek susturacağını sanan hükümetler, Anadolu'da sazı ve toprağı susturabilseydi, Dersim acısı bir daha da konuşulmayacaktı belki. Tabii bir de masal anlatıcıları...
Bombayı düşünüyorum. Bombayı. Babamı. Asilerin kemiklerini un ufak edecek kudreti. Ağızlarını burunlarını taşla toprakla kumla dolduracak. Kulaklarını sağır edecek kudreti. Çocuklar gibi şenim.