Dizi biteli 4 yıl olmuş. Ne kadar, 'çok yalnızım dağılmayın lan' desekte dağıldık. Bu samimi aile ortamı medya kurbanı oldu. Yeni başlayan her yapımda bu sıcaklığı arar olduk lâkin bulamadık.
Neydi
Hayat zor, hayat acımasız. Ben de isterdim geçmişimden koşar adım kaçıp, yepyepi başlangıçlara doğru yelken açmayı. Ama ayağımda annemin terlikleriyle en fazla bakkala kadar gelebildim. :):)
Damla Hanım, elinize emeğinize sağlık. Çarpıcı bir inceleme olmuş. Müsaadenizle en beğendiğim kısmı belirtmek isterim:
"Umursama, kendin ol, dünyaya birey olarak geldin birey düşün, önce kendinden başla değişime. Kendini iyileştir ve sonra çevrene sıçra. Unutma: dünyanı değiştirebilirsin, dünyayı değil."
“Bu kadar açgözlü ve bencil olmayı bırakın. Dünyada sizin kocaman evlerinizden ve gösterişli mağazalarınızdan başka şeyler de olduğunun farkına varın. İnsanlar açken, siz arabalarınızın benzini için üzülüyorsunuz. Bebekler susuzluktan ölürken, siz son modeller için moda dergilerini karıştırıyorsunuz. İnsanlarınız bizim gibi ülkeler fakirlik içinde boğulurken yardım isteyen çığlıklarımızı duymuyor bile. Kulaklarınızı size bunları söylemeye çalışanların seslerine tıkayıp, onları radikal ya da komünist olarak damgalıyorsunuz. Yoksulları ve ezilmişleri daha fazla yoksulluk ve esarete itmek yerine, onlara kalbinizi açmalısınız. Fazla zaman kalmadı. Eğer değişmezseniz, bu sonunuz olur.”
kitap 60.sayfasindan sonra reaksiyona geçiyor diyebiliriz. gayet güzel, ve içine çekmeye başlıyor. içerik olarak içinde emperyalist sistemi ve abd'nin dünya ve dünya ülkelerine karşı tutumunu bi ekonomist olarak eleştiriyor. onların yanında işe başlayan ve sonra düzenin nasil işlediğini görünce sırtını dönen, sırlarını ortaya döken, aydınlanan ve bizleri aydınlatan şahane bi kitap..