8/10
·225 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 01:28
Kitap bitti ama başkahraman hala zihnimin bir köşesinde benimle yaşıyor sanki. İlk başta kitap sıkıcı gibi geldi fakat biraz ilerleyince beni hikayenin en güzel kısmına doğru sürüklemeye başladı. Başkahraman olan Hamlet Danimarka Prensi fakat bu hakkı elinden alınıyor. Amcası, babasına suikast düzenleyip öldürüyor, daha sonra annesi ve amcası evleniyorlar. Tahtın yeni varisi artık Hamlet’in amcası. Böylece Hamlet’in krallık hakkını elinden almış bulunuyorlar. En üzücü kısım her kitapta olduğu gibi sonuydu: Ophelia ölüyor, Hamlet ve Laertes son kez düello yapıp zehirlenme sonucu hayatlarını kaybediyorlar ve yeni gelen kral onlar adına ihtişamlı bir cenaze töreni hazırlıyor böylelikle halkın zihninde kahramanca yer ediniyorlar. En azından Ophelia’na kavuştun Hamlet bu yönden içim rahatladı;)
Spoiler içerir!
HamletWilliam Shakespeare · Koridor Yayıncılık · 202458,6bin okunma
Iskaladık hayatı
Puan vermedi·84 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:00
Onur Özkoparan Onur Özkoparan’ ın, “Her şeyi bırakıp gitmeyi düşünüyorum” isimli romanı Macit karakteri, ailesi ve mahalle arkadaşları üzerinden tutunamayan bir karakterin yaşamını mercek altına alıyor. Romanı okurken sık sık Hamlet’in o meşhur cümlesini işittim: “Ekonomi, Horatio, Ekonomi!” (Macit’in babası da ölü Danimarka kralı kadar tekinsiz.) Eser, Karnavalesk yapısı ve güvenilmez anlatıcısıyla renkli bir okuma deneyimi sunuyor. Macit’in çelişkili doğası ve kirli dili, sokaklarımızın zenginliğini ve yazarın gözlem gücünü ortaya koyuyor. Bu kadar kalabalık bir hikâyede isimleri akılda tutarken zorlansam da karakterlerin sıkışmışlıkları ve benzer dertleri buna takılmamı engelledi. Okurun yaşadığı kafa karışıklığının yazarın bilinçli seçimi olduğunu düşünüyorum. “Hayatım boyunca gerçekle rüyayı ayırt etmekte zorlandım” diyen Macit mi yoksa yazar mı diye düşündüm. Başıma sık gelen bir şey bu, rüyadan uyandığımda fiziksel bedenime alışmam uzun sürüyor. Rüyanın gerçekliği o kadar yoğun ki dünyanın varlığından ciddi anlamda şüpheye düşüyorum. Macit’in babası ve Hakkı Amca karakterleri aynı kişi mi olabilir mi karışıklığına düştüm mesela. Rüyada her şey mümkün çünkü. Sonra bu yaşlı adamların aslında toplumun ebeveyn temsilleri olduğuna karar verdim. Ve onları sembolik anlamda öldürmeden büyümek mümkün değil… Anne figürü üzerinden gösterilen evliliğe bağlı çaresizlik, her kadını toplumun beklentilerini sorgulamaya davet ediyor. Macit’in kadına bakışı hüzünlü. Sanata yaklaştığı, dikey hayata geçebildiği yer aslında ona şaşırarak baktığım yer. Konuşurken kirli bir dil kullanıyor ama öyle şiirler yazıyor ki “Ne çok küfretti” dediğim karaktere başka gözle bakmaya başlıyorum. Güvenilmez bir karaktere güvenme arzusu doluyor içime. “Leş gibi yalnızlık kokuyordum” kitabın en sevdiğim
Edebiyat & Roman
Her Şeyi Bırakıp Gitmeyi DüşünüyorumOnur Özkoparan · Mahal Edebiyat · 202514 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
William Shakespeare ‘Hamlet
Puan vermedi·180 syf.·
2026 30. kitabı
William Shakespeare ‘Hamlet Hamlet Shakespeare nein 1600-1601 yıllarında yazmış olduğun bir trajedidir. Eser, Danimarka Prensi Hamlet’inn, babasının ölümünün ardındaki gerçeği babasının hayaleti ile konuşarak öğrenmesi sonucu Claudius’tan (amcası)intikam alma çabasını konu alır,esere sıradan bir intikam hikâyesi olarak bakmamak gerekir; konuşamalar ve ikili diyaloglar arasında vucut bulun insanın varoluşunu,ölümü, iktidarı ele geçirme hırsın ve özgürlüğü sorgulayan derin bir felsefik bir yapısı vardır Danimarka kralı Hamit’in babasıdır, ve sürpriz bir şekilde ölür, Danimarka kralı ölür ve Hamit’in amcası Hamlet‘in annesiyle evlenerek Danimarka tahtına oturur bir gün kralını hayreti hamle’i görünür ve cinayetin ardındaki sis perdesini aralar kendisini kardeşi clu. …. Gelin öldürdüğünü söyler, bunun üzerine Hamit’in içini müthiş bir intikam duygusu kaplar, olayı araştırır sorgular bunu yaparken müthiş bir iç sorgulamadan geçer, Hamlet deli rolüne bürünür , aslında her şeyin olan bitenin farkındadır ,eserde ağırlıklı üzerinde durulan birkaç ana tema vardır 1- intikam ; Hamlet’in temel amacı babasının intikamını almaktı, bunu yaparken Hamnet sürekli olarak düşünür iklimlerde kalır psikolojik gerilimlerin içine düşer, ve bu süreç Hamleti ciddi anlamda görür Shakespeare’in burada vermek istediği, intikam duygusunun insanı nasıl yorduğudur 2- ölüm eser baştan sona kadar ölümlerle doludur, kralın önü, ophelia nın ölümü, cl sonucunda ki ölüm yaş Shakespeare’in vermek istediği mesaj önüm karşısında herkes eşittir 3-Varoluş ve Anlam Arayışı Hamlet’in ünlü “Olmak ya da olmamak” konuşması yaşamın anlamını sorgular. İnsan neden yaşar, neden acı çeker, ölüm bir kurtuluş mudur gibi sorular eserin ana temasıdır 4-Görünüş ve Gerçeklik Saraydaki herkes bir maske taşır: -Claudius
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,6bin okunma
Hannah Arend/ Kötülüğün sıradanlığı
Puan vermedi·320 syf.··
2026 29. kitabı
Hannah Arend/ Kötülüğün sıradanlığı Nazi Almanyasında Yahudilerin toplama kamplarına ve gettolara naklinden sorumlu Otto Adolf Eichmann 11 Mayıs 1960’ta Buenos Airesin kenarı mahallelerinden birinde yakalandı ve İsrail’e getirildi 11 Nisan 1961’de Kudüs bölge Mahkemesi’ne çıkarıldı ve 15 ayrı iddia ile suçlandı başkalarıyla birlikte nazi rejiminin başından sonuna kadar özellikle ikinci Dünya Savaşı sırasında Yahudi halkına karşı suçlar insanlar karşı suçlar işemişti Türkiye’de totalizm üzerine çalışmalar ile tanınan ünlü siyaset bilimci Hannah Arend bu kitabında nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudilerin toplama kamplarında önüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Otto Adolf Eichmann Kudüs’teki yargılama sürecini ele alıyor Yahudi soykırımının mimari olarak sunulan Adolf Eichmann sadist bir canavardan ziyade hatta korkutucu derecede normal bir insan olduğunu dikkat çeken Arend özellikle düşünme ve muhakeme iletişimin kaybolması ile birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını vurguluyor. Arend ,Adolf Eichmann'ın davasını The New Yorker dergisi için takip ederken geliştirdi ve daha sonra bunu Eichmann Kudüs'te adlı kitabında derinleştirdi. Arendt davanın başına gittiğinde, milyonlarca Yahudinin toplama kamplarına gönderilmesini (lojistiğini) organize eden Eichmann'ın "sadist bir canavar" ya da "psikopat bir nefret figürü" olmasını bekliyordu. Ancak mahkeme salonunda karşılaştığı figür tamamen farklıydı. Kitap , Soykırım sürecini de başlık başlık ele almış özellikler3-13 arasın bölümler Soykırım’ın nasıl planlandı nerede ne şekilde hayata geçirildiği konusunda net bilgiler sunmaktadır örneğin İlk çözüm olarak Yahudiler sürgün etmek düşünürken ikinci çözüm olarak Yahudiler bir merkezli toplamak ve nihai çözüm olarak da öldürmeyi planlıyorlar Soykırım sadece
Kötülüğün SıradanlığıHannah Arendt · Metis Yayınları · 2022991 okunma
Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.
9/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:52
Dünya klasiklerinin en önemli bir başyapıtı ve tiyatro eserini okumanın hazzını yaşadım. Zira okuyanlar bu zevki bilir. Eser, William Shakespeare in diğer eserlerindeki tarzını burada da yansıtıyor. Konusuna gelince, babasının ölümünün ardındaki sırrı öğrenen genç prensin intikam arzusu ve çabaları etrafında örülüyor. Danimarka sarayında geçen hikaye, ihanet, entrika, taht savaşları, delilik ve tam bir ahlak hikayesi. İnsan psikolojisinin derinliklerine inmeyi başarmış olan bu eser okurlarına çok şey katacak diyebilirim. Sürükleyici ve akıcı tarzı ile geçmişten geleceğe uzanacak ve daha çok uzun yıllar okunacaktır şüphesiz. Keyifle okunsun.
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,6bin okunma
Puanım: 10 / 10 (Mart okumasının geç kalınmış incelemesidir)
10/10
·180 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 00:00
"Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu." Edebiyat tarihinin en büyük, en zamansız dehalarından birinin o meşhur zirvesine nihayet çıktım. Hamlet, sadece bir intikam ya da saray entrikası hikayesi değil; kelimenin tam anlamıyla insan zihninin, kararsızlığın ve varoluşun o en derin, en "Shakespearevari" aynası. Danimarka Prensi Hamlet’in, babasının hayaletinden öğrendiği o korkunç cinayetin ardından düştüğü o zihinsel dehlizleri okumak müthiş bir deneyimdi. Adamın o eyleme geçemeyişi, delilikle dahilik arasındaki o ince çizgide yürüyüşü, kendi zihniyle yaptığı o devasa felsefi kavgalar o kadar çiğ ve gerçek ki... Yüzyıllar önce yazılmış o tiratların, bugün bile insanın içindeki o en karanlık şüpheleri bu kadar net yakalayabilmesi gerçekten büyüleyici. Shakespeare’in o her cümlesi şiir gibi akan, metaforlarla dolu dili insanı hiç boğmuyor; aksine o tekinsiz, melankolik saray atmosferinin içine tamamen hapsediyor. Ophelia’nın hüznü, Claudius’un vicdan azabı, Hamlet’in o her kelimesi zeka fışkıran alaycılığı derken sayfalar su gibi akıp gidiyor. Klasiklerin o göz korkutan mesafeli havasından çok uzak, insan ruhunun en dürüst ve en çıplak halini izlediğimiz bir başyapıt. Dönüp dönüp tekrar okunacak, her okumada bambaşka bir cümlesiyle sarsacak cinsten. Puanım: 10 / 10
1000Kitap
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,6bin okunma