🇹🇷 SELÇUKLULAR - TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN BÜYÜK MİRAS 🗺️ Danimarka Türk Kitap Kulübü olarak gerçekleştireceğimiz Haziran ayı canlı yayın söyleşisinde, Türk ve İslam tarihinin en önemli devletlerinden biri olan Selçukluları ele alıyoruz. Konuğumuz, Selçuklu tarihi alanındaki çalışmalarıyla tanınan tarihçi ve akademisyen Erkan Göksu Hocamız olacak. 📅 18 Haziran Perşembe günü Instagram canlı yayınında gerçekleşecek bu söyleşide; 📌 Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşu ve yükselişi 📌 Selçukluların Türk tarihindeki yeri 📌 Türk-İslam sentezinin oluşumu 📌 Devlet teşkilatı, kültür ve medeniyet anlayışı 📌 Anadolu’nun Türkleşme süreci 📌 Selçuklu mirasının günümüze etkileri gibi başlıkları kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz. 📖 Söyleşimizde, Selçuklu tarihine dair temel meseleleri; siyasi, askerî ve kültürel boyutlarıyla ele alacak, dönemin önemli şahsiyetlerini, kurumlarını ve tarihsel mirasını değerlendireceğiz. Ayrıca Selçukluların Anadolu’nun şekillenmesindeki rolünü ve sonraki Türk devletlerine bıraktığı mirası da konuşacağız. Tarihe ilgi duyan, Türk-İslam medeniyetinin köklerini daha yakından tanımak isteyen herkesi canlı yayınımıza bekliyoruz! 📍 Yayın Instagram üzerinden gerçekleştirilecektir: instagram.com/dkturkkitapkulu... 📍 Yayın sırasında sorularınızı yorum olarak iletebilirsiniz. ⏰ Canlı yayın saati: 🇩🇰 Danimarka saati ile 20:00 🇹🇷 Türkiye saati ile 21:00 Birlikte öğrenmek, düşünmek ve tarihin derinliklerine yolculuk yapmak için sizleri de aramızda görmekten memnuniyet duyarız. instagram.com/dkturkkitapkulu...
AZİZ NESİN /BİZ ADAM OLMAYIZ
Biz Adam Olmayız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti -Gürültüde yazarım da, yalnız yanı başımda birisi konuşursa yazamıyorum. -Canım efendim, gürültü olmasa daha iyi değil mi? Ne hakları var sizi rahatsız etmeye, yavaş da konuşabilirler. İşte Danimarka'da, İsveç'te, Hollanda'da katiyen böyle bişey olmaz. Onun içni de adamlar ilerliyorlar. Çünkü onlarda insanın insana saygısı vardır. Bu saygı üstüne türlü örnekler de göstererek konuştu da konuştu. Terbiyesizlikti ama ne yapayım, o anlatırken başımı kâğıtlarla eğip yazmaya başladım; yazmıyordum, yazarmış gibi yapıyordum. -Hiç boşuna uğraşmayın, yazamazsınız, sinirleriniz bozulur, dedi; Avrupa başka... Avrupalı insan demek, insanın insana saygı duyması demek. Bizde nerdeee... Biz işte bunun için adam olamayız beyim, biz adam olamayız!
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bi keresinde izmir'de maç izliyordum. Hiç biri küfür etmiyordu, sadece ben küfür ediyordum kafede. Herkes bana bakıyordu ve sanki sadece ben maç izliyordum da kafenin diğer kısmı danimarka orkestrasını takip ediyordu. Garipsemişlerdi beni. Ellerindeki çiğdem sandıkları çekirdeği bile rahatsız etmiştim. Geniş perspektiften bakabildiğini düşünen basit insan silsilesi ile maç izliyordum. Maç da bok gibiydi, izleyici kitlesi de, yediğim ayvalık tostu da.. Her şey berbattı ve benden başka kimse bu duruma tepki göstermiyordu.
Tek Kişilik Hanelerin Türkiyesi
🏡Toplumsal aklın asıl başarısı, boş sandalyenin etrafındaki duvarları kalınlaştırıp yalnızlığı yönetilebilir kılmak değildir; insana, o sandalyenin yanına bir sandalye daha çekebilecek güvenceyi, cesareti ve şefkati sunabilmektir. Artık yadırgamıyoruz; zihinsel eşik tam da bu kanıksama anında aşılıyor. Bir kahvecinin köşe masasında, kulaklığıyla dış dünyayı paranteze almış, ekranının loş ışığına eğilmiş genç bir siluete baktığımızda ne hüzünlü bir kimsesizlik görüyoruz ne de sıra dışı bir durum; o sadece orada, kendi özerk adacığında varlığını sürdürüyor. Tek kişilik akşam yemeği paketleri, tatil programları ya da tek sandalyeli masalar artık birer toplumsal acıma nesnesi değil. Sosyal medyanın o yüksek kontrastlı pencerelerinde solo hayat estetiği, pürüzsüz bir özgürlük anlatısı olarak sergileniyor: Tasarım harikası nesnelerle donatılmış kırk metrekare, kimseye hesap verilmeyen pazar sabahları, o korunaklı sessizlik… Bu söylemin yeni nesil üzerinde yadsınamaz bir çekim gücü var. Fakat dışarının gürültüsü kesilip kapı kapandığında, o mutlak özerklik alanı aniden duvarları üzerimize doğru gelen, insan sesinin yankılanıp yine kendine döndüğü bir yalıtılmışlığa tahvil olabiliyor. __Bu korunaklı alanların kapısını aralayıp güncel verilere baktığımızda, karşımıza konforlu bir bireyleşme lüksü değil, yapısal bir sıkışma ve mecburiyet alanı çıkıyor. Türkiye’de tek kişilik hanelerin 2025 itibarıyla %20,5’i bulup 5,5 milyonluk devasa bir kütleye ulaşması, doğurganlık hızının 1,51’in altına düşmesi ve kitlesel boşanma dalgaları, tekil birer demografik sapma değil. TÜİK’in aile, kadın ve gençlik verilerini bir arada okuduğumuzda, bu yalnızlaşma eğiliminin arkasındaki fay hatları berraklaşıyor. Kadın, eğitim ve istihdam yoluyla güçlendikçe geleneksel asimetrik yükleri
Makale|Yazı
Septimius Severus'un heykel başı ve 48 pişmiş toprak levhalar Danimarka'dan Türkiye'ye iade edildi. Antalya Arkeoloji Müzesi'nde iade edilen eserler için tören düzenlendi. 1960'lı yıllarda kaçak kazılarla zarar gören Burdur'daki Boubon Antik Kenti'nden kaçırılan bu eserler, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yürüttüğü titiz çalışmalarla Türkiye'ye kazandırıldı. Bakan Ersoy, eserlerin iadesinin bir dedektiflik hikayesini andırdığını vurgulayarak, bu süreçlerin dünya çapında yankı uyandırdığını belirtti. Danimarka'daki Glyptotek Müzesi'nden iade edilen eser, Roma İmparatoru Septimius Severus'un başını içeriyor ve bu eserlerin geri kazanılması, Türkiye'nin kültürel mirasına sahip çıkma kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi...
Bir usülsüz tartışma planlanadurmuş Şehrin gümbürtülü ışıldakları altında. Gece tarıyor göz bebeklerini insanların, Birileri eşeliyor çakmak için ağaç dallarını Ki, örtecek kapısını. Ancak bilmiyorlar ki, planlar konuşuluyor Medeniyet getirecek köpekler. Hem de silahlarla. Hem de bombalarla. Birleşmişler konferanslarla Alçaklar distopyası. Daha şafak sökmeden, belâ haber tez uçuyor Konuyor kargalar gibi sac tavanlara: Fransa, Almanya, D’ingiltere, Portekiz, Macaristan, Danimarka, Rusya, İtalya, İsveç-Norveç, İspanya, Hollanda, Amerika. Şehrin sularından, surlarından girerler En kahkahalı çatırtılarla Ve başlarlar öl.... gebertmeğe.
Şiir