mükemmel mükemmel mükemmel, her şiiri güzel olan bi şiir kitabı okumamıştım bayıldımmm
(kapağında aşk şiirleri yazdığı için utanıp almayacaktım iyi ki öyle bi hata yapmadım)
Aşk ŞiirleriYılmaz Odabaşı · Scala Yayıncılık · 2024132 okunma
kitap ansızın ve nedeni bilinmeyen bir şekilde insanların kör olmasından bahsediyor. karakterlerden sadece bir tanesi kör olmuyor. açıkçası körlüğün neden olduğu merakı beni çok çekti ve sürükledi. onun dışında çeken bir şey yoktu: kitapta üzerine düşünülecek cümlelerden ziyade günlük dil kullanılmıştı.
körlerin karantinaya alınması ve yaşadıkları zorluklar bana pandemi dönemini anımsattı, sanki o günleri tekrar yaşıyormuş gibi hissettim.
başta sonda verilecek mesajı tahmin ediyosunuz ama “düşündüğüm kadar basit bir şey değildir, yazar onu daha derin, uzun anlatır sonunda” diyosunuz ve anlatmıyor. mesela o tek kör olmayan kişinin neden sadece onun kör olmadığına değinilmesi gerekiyordu, onu da bekledim değinilmedi. sonu hüsrandı. gerçek hayatta da gözlerim 5 derece miyop-astigmat. lens çıkardığım an kör oluyorum o yüzden görmenin önemini çok iyi biliyorum, kitap bana sadece tekrar 300 sayfa boyunca gözlerim gördüğü için şükrettirdi.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Cahil,fakir bir denizciden ibaret olan Martin, burjuva sınıfından Ruth’la karşılaşıp ona aşık olunca kendi dünyasından silinmek ve Ruth’un sınıfına geçmek ister. Ruth’a yaklaşmak için başta diş
yazarı sosyal medyadan çok az biliyordum arkadaşımın kitaplığında kitap ararken beğenmeyeceğimi bilerek belki iyi hissettirir diye aldım ama 2 sayfayı zor okudum :)) arkadaşına mesaj ile başından geçenleri anlatıyormuşçasına ve destek veriyormuşçasına edebiyattan yoksun bir dil kullanmış. evett herkes kitap yazmamalı ya yazıyorsa da en azından biz okumak için çaba sarf etmeyelim diyerek kitabı kapattım.
bebeklikten yetişkinliğe kadar boğazında bir sürü söylenmemiş söz, zihninde ise gerçekleştiremediği hayaller olan beyin felçli ve sadece sol ayağını kullanabilen chris'in kendi ağzından anlattığı bir yaşam öyküsü. çocukluğumdan bu yana otobiyografi okudum mu diye kendimi bir yokladım ama hatırlayamadım. normalde çok sıkıcı ve doğal itici gelen "otobiyografi" bugün bu özellikleri üzerinden atmayı bir miktar başardı diyebilirim.
chris ile ilk sayfalarda tanıştığımda umut etmenin ve bir mucizenin gerçekleşmesini bekleme hissiyatının beni ele geçirdiğini ve kitap boyunca devam edeceğini fark ettim. umut etmek ve mucize... size iyi geleceğini hissediyorsanız bir bakın derim.
okurken chris'in halini felaket olarak nitelendirip halime şükrederken buldum kendimi. kimileri için yaptığım bu davranış "ibret alma" çok iğrenç, utanılması gereken bir duygu. ama ben bunun insanın doğasından geldiğine inanıyorum. chris bile kendinden kötüleri görme fırsatını elde edince kendi halini unutuyor ya da unutması gerektiğini düşünüyor. bütün bunlar olurken siz de benim gibi insanlar içinde her zaman herhangi bir kategoride sıralamanın kaçınılmaz olduğunu fark edebilirsiniz.
kitabın dili oldukça sade ve edebi dilden uzaktı. yani cümlelerin anlam derinliği altında kaybolduğumu söyleyemem. yazarın kitabı böyle yazmasının nedenini ise bahsettiğinden yola çıkarak ilk otobiyografi denemelerinde çok fazla ağdalı kelimeler seçmesi ve eleştirilmesi olarak görüyorum. ama bütünde sıkıcı olmayan, akıcı ve yazarın gelişimini merak ettiğimden sürükleyici olarak nitelendirdiğim tatliş bir günde bitirilebilen bir kitap :))
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma