İnsanlar adlarıdırlar; adlarıyla övünç duyarlar; yaşamları boyunca adlarını binlerce kez tekrarlarlar ve adlarıyla özdeşleşirler. Adları, “anne” ve “baba”dan sonra öğrendikleri ilk sözcüktür.
İnsanlar hiç tatmin olmazlar. Ellerindeki azsa, daha fazlasını isterler. Ellerindeki çoksa, daha da çoğunu isterler. Daha da çoğunu elde ettiklerinde ise, keşke azla mutlu olabilseydik derler, ama bu yönde küçücük bir çaba bile harcayamazlar.