"Her peri masalında bir kalbin, bir de mantığın sesini duyarsınız. Kalp çaresizce kollarını uzatır aşka, mantık ise öfkeyle bağırır: "Kalbini kıracak." Genelde başroller ikisini de susturup kendilerini büyüye kaptırırlar, gerçek hayat ise bundan çok daha farklı. Çünkü iyi ya da kötü, bütün aşklar bir gün sona erer. Eğer aşk ete kemiğe bürünüp bir insan olsaydı, kalkıp da bu şehrin sokaklarında nefes alamazdı."
"Hepimiz kurtarılmayı istedik. Bir sabah gelsin ve bir daha gece olmasın istedik. Çünkü şeytanlar, karanlıkta parıldıyorlar. Parıldıyorlar ve sana eşlik ediyorlar. Eğer yüzünü aydınlığa dönmezsen, bir gece kazanacaklar."
”Küçükken kitap okumaya başladığımda, sipariş ettiğim kitapları bana getiren kargocunun elindeki kolilere cennetin aralık kapısından bakıyormuş gibi bakardım. Her birinin ilk cümlesinden içine atlar, başrolün bedenine girip son cümlesiyle çıkardım. Böyle böyle birçok hayat yaşadım. Bedenlerine girdiğim insanların kırıklarını üzerimde taşıdım. Çok kavga ettim, çok sevdim, çok ağladım. Her şeyi kitaplarda tükettim ve sanırım o yüzden, bu hayatıma hiçbir şey kalmadı.”
"Ama bütün bunların hepsi boş laf aslında! İki aşık için önemli olan her zaman dünyaya değil, birbirlerine nasıl baktıklarıdır. Mutluluğun ne kadar korunacağı, ne kadar sağlam olduğu veya çıkan ilk sorunda birbirlerini terk edip etmeyecekleri; bu sorular insana daha çok eziyet eder."