Cengiz Aytmatov'un muhteşem eseri. 2nci dünya savaşı sonrasında zor şartlar altında hayat mücadelesi veren insanların hikayesi. Bunun yanısıra Sarı Özek Bozkırında geçen efsaneler, diktatör rejim sebebiyle yaşanan haksızlıklar ve insani değerler. Kitabın kahramanı Yedigey ve bir grup insan, bilge insan Kazangap'ın cenazesini defnetmek için yola çıkarlar. Yazar, cenazenin defnedilmesine kadar geçen bir günlük süre içinde Yedigey'in geçmişe yaptığı yolculuğu anlatıyor. Yazarın betimleri o kadar güzel ki; bozkırda geçen zor yaz koşullarını, bir çaylak kuşunun uçuşunu okur oturduğu yerden izliyor sanki. Nayman Ana ve Raymanlı Ağa efsanesi harika bir şekilde romanın içine yerleştirilmiş. Romanın içinde uzay ve yeni gezegen araştırmalarının yapıldığı bir uzay üssü ve burada yaşanan süpriz gelişmeler var. Bir de tabi Abutalip ve Zeliha ile ilgili bölüm var. Burada siyasi çalkıntıların etkisiyle kaybedilen hayatlar ve hayatın her anında insanın karşısına çıkabilecek naif bir aşk hikayesi var. Bence yazarın en başarılı yanı bu kadar farklı olay, yaşam ve karakterin olduğu bir romanın hiç bir karmaşa olmadan, tatlı bir ahenkle, uyum içinde anlatılıyor olması. Romandaki karakterler o kadar gerçek ve bize yakın ki. Fiziksel şartların çok zor olduğu Sarı Özek bozkırındaki küçük istasyon köyü Boranlı'da yaşayan insanların yeni yıl kutlamasında yaşadıkları mutluluk bana “Mutlu ZAMAN yoktur Mutlu AN vardır.” lafının ne kadar doğru olduğunu hatırlattı.
Keyifli okumalar...