Günümüzde Washington DC'deki prestijli National Geographic Society başkanının yıllık konuşmasında aşağıdaki gibi ifadeleri duyabileceğini kim hayal edebilirdi ki?: "Kuzey Amerika' da, uygarlığı Atlantik'ten Pasifik'e götüren, yerlileri süren ve yok eden Anglo-Sakson ırkı hakim oldu. Anglo-Sakson ırkı ve Kızılderili halklar asla karışmadı, geriye adım atılmadı; aksine her daim medeni, dini ve entelektüel bir ilerleme yaşandı." Batı'nın kendini ve başkalarını değerlendirmesindeki somut değişiklik, Batı egemenliğinin küresel olarak gerilemesi bağlamında gerçekleşti. Bu tarihsel süreçten sadece Batılı düşünce ve duygular değil, Batılı sosyal bilimler de derinden etkilendi.
Benim adım Wally West’ti. Yaşayan en hızlı insandım. Ben, Flash’tım. Tekrar olup olamayacağım önemli değil. Önemli olan geri dönüp herkesi uyarabilmem.
Vazgeçemem. Geri dönmem gerek. Linda için. Barry için. Ailem ve arkadaşlarım için. Elimi uzatıyorum, eve dönmemi sağlayacak bir şeylere tutunabilmek için. Birilerine. Herhangi birine. Sonsuza dek kaybolmadan önce… Ve arkadaşlarıma saldıran her kimse… bir daha saldırmadan önce.
Çoğu insan yarasaların kör olduğunu zanneder ama bu bir şehir efsanesidir. Yarasaların görüşi bizim kadar iyidir. Kimi zaman daha bile iyidir. Bu yüzden ilk çaldığım kapı Bruce’unki. Bruce, evrenin —Gotham sokaklarından Apokolips’in güneş çukurlarına kadar— karşılaştığı tüm gizemleri çözdü.