"Bayırdan aşağı üç adam iniyor. Bunlar çobanlar. Mağaraya birlikte giriyorlar. Meryem uzanmış, Yusuf dirseğini yemliğin bir köşesine dayamış oğlunu seyrediyor. İlk çoban öne çıkıp şöyle söylüyor, İşte benim koyunumdan süt, kendi ellerimle sağdım. Meryem gözlerini açıyor ve gülümsüyor. Sıra ikinci çobanda, Bu peyniri kendim yaptım. Meryem başını sallıyor ve yine gülümsüyor. Üçüncü çoban heybetli omuzlarıyla bir an tüm mağarayı kaplıyor, yeni doğan bebeğin ana babasına bakmadan şöyle söylüyor, Hamuru kendi ellerimle yoğurdum, ekmeğimi toprağın altındaki ateşle pişirdim. Adamın ağzından bu sözler çıkınca Meryem onun kim olduğunu anlıyor."