Çiğdem

Çiğdem
@dcigdemy
17 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Betimleme

A. Y

@AbdullahY02
·
Tasvirin güzelliği...
Gayriihtiyari başını kaldırıp kadına baktı ve bakmasını inançla bekleyen ilgili sıcak bakışların ancak o zaman farkına vardı. Bu çehreden güvenilir bir sükunet, huzur ve keyifli bir özgüven yansıyordu; berrak bir duruluğun yayıldığı alnı hala gençliğin pırıltısını koruyor, ancak zamansız denebilecek ilk sert yaşlılık çizgisini taşıyordu; kadının iri dalgalı gür siyah saçları omuzlarına doğru kabararak inmişti; boğazına kadar kapalı, saçları gibi siyah elbisesi dolgun omuzlarını sarmıştı: Bu yüz, yaydığı huzurlu ışıkla daha da aydınlanmış gibiydi. Kentsoylu bir Madonna'ya benziyordu, boğazına kadar kapalı elbisesi içinde rahibeleri andırıyordu biraz da, hatırşinaslığı ise her hareketine anne şefkati havası katıyordu.
Sayfa 8·Kitabı okudu
Deli İbram Divanı
youtu.be/-n0ctj7GAyw?si=... Deli İbram körfezin yanağında bir nazenin ben üstünde yörükle yabanı büyüttü yanyana göğsünde dağda üzüm belde zeytin dalyanda balık kaynar niçin garibanın bir gün yüzü gülmez köstence açlık boz bir köpek ağzı dalyancının ardında kaybolmuşlar sefaletin sinsi rüzgarlarında baştankara bağlanmışlar beyzade düzenine bir bilseler tarihin yekesi avuçlarında hey gidinin deli ibram mezarından dirildi demirkırat madrabazına haddini bildirdi vardı saruhan hatuna yunusların sırtında yıldız oldu köstence’nin göklerine serpildi Söz/Müzik: Melih Yeşilbağ Düzenleme: Ozan Çoban & Güneş Demir & Melih Yeşilbağ
Nazım Hikmet
"Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan" dedi Hayyam Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam "Ben bu nimetleri yıldızlarından bol olan dünyada açım" dedi, "Şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param." Nâzım Hikmet
Yaz
Bazı anları rengi, kokusu, havası, hissettirdiği tüm bileşenleri ile şişeleyip saklamak geçiyor aklımdan. Mesela bütün bir yazı konserve yapıp koysam kenara, diyelim bir aralık akşamı, yağmurun kışın içinden geçip eve dönünce açsam, bir kavanoz yaz çıkarsam ortaya... Bir anda kendimi kumsalda, dalga seslerinin arasında, kırk derece sıcaklığın sarıp sarmaladığı yerde buluversem... Tuzlu su genzimi yaksa... Orhan Veli de rakı şişesinde balık olsam derken buna benzer bir şey mi hayal etmişti acaba?
Ruh derisi fok derisi... demişken;
Ruhumun yeniden çiçeklenişi ile aklıma gelince canımı yakan ağıt arasında kırmızı bir ip var sanki. Artık canım yanmıyor. İçimden geçen ve içine dalıverdiğim nehrin sularında her şeyin yeniden ve yeniden doğabileceğini biliyorum artık. Bu bilinçle ruh derimi alıkoyan her şeyden bir bir uzaklaşıyorum. Kaçtıkça demiyorum, vardıkça daha bir kendim olduğum bu suları ne çok özlemişim ben.