Ben diyorum ki, korkulmasın, dünyanın hiçbir yerin de, durum ne kadar umutsuz olursa olsun, ilericiler öyle uzun zaman gericilere yenik kalmazlar. Mustafa Kemal ortaya çıktığı zaman, durum umutsuzun umutsuzuydu, yenildi mi? İnsan, umutlu olsun diye bundan sağlam, bundan güzel örnek mi olur?
Biz her şeyin aksini yapmışız. Azıcık düşünce kırıntısı olan bir senaryoyu yasak etmişiz. Ama yüzlerce baldırbacak, iğrençlik akan senaryoyu severek tasdik etmişiz.
Bunları oku. Denize karşı bir sigara yak. Tek şekerli, demli bir çay koy masaya. Çok neşeli bir müzik çalsın mutlaka. Kapat gözlerini. Gülümse. Çünkü...
BÜTÜN KADINLARIN KAFASI KARIŞIKTIR.
Çünkü...
Bir gün bir anda, bazı kızgınlıklarını unuttuğunun farkına varacaksın. Artık pek düşünmediğini, çünkü artık bildiğini anlayıp, ellerini bir klarnet taksimi gibi uzatacaksın. Hala kafan karışık olacak. Ama artık bunu seveceksin. Sevmelisin de. Çünkü...
KADINSIN. . .
Biz ölünce siz susuyorsunuz ya, biz ondan ölüyoruz işte. Ölünce biz karşısında durup susacağınız kimse olmayacak. Silahlarınızla yalnız başınıza kalacaksınız.
Hoşça kalın.
Herhalde öldüm. Hiçbir şey hissetmiyorum çünkü. Ne acı, ne yorgunluk. Bir çeşit ölüm bu sanırım. Çok acıtarak başlıyor ama sonunda hiçbir şey kalmıyor. Tüy gibi oluyor insan uçuşkan ve ağırlıksız. Uçup gideceksin birazdan sanki. Canın müthiş şarkı söylemek ve sigara içmek istiyor. Her ikisi de tutkuyla geçiyor aklımdan. Sonsuz bir huzur. İçim bomboş.