Damla

Çakıl taşı, pırlanta, inci ve kum taneleri
Değerli olmak ne demek? Bu konu üzerine hiç düşündünüz mü? Bir şeyin değerini belirleyen kimdir? Değer biçen ilk ne ekmiştir ve ne biçmiştir? Bu kişiyi aranızda gören, bilen, tanıyan var mı? Varsa bi tanıştırır mısınız, kendisiyle iki kelam etmek, birkaç soru sormak isterim.. Pırlanta, kum tanesi, çakıl taşı, inci… Görünen o ki, ender bulunan, parlak olan, görünce insanın gözlerini yerinden çıkartan o “güzellik” değerli. İnsanın değerlisi nasıl olur? Kendimizi “çok değerli”, “çok değersiz”, “çok özel”, “çok önemli”, “çok önemsiz” hissetmemizin bilhassa “önem” taşıdığı şu günlerde, hiçbir şeyden geri kalmayan ben de sordum bu soruyu kendime. Nasıl hissediyorum kendimi? Değerli miyim, değersiz miyim? Değerlerim düşük çıktı pek tabii. E rekabet ortamı, insan kendini nasıl değerli hisseder diye öğrenmeye çalıştım. Kadınlık şu yana, bedenim geldi ilk önce aklıma. Şöyle güzel mi güzelinden 90-60-90. Burnum az havada olaydı belki biraz değerli hissederdim dedim. Instagramda daha fazla takipçim olurdu, layk yağardı hergün. Biraz daha bakımlı olsaydım? Belki modayı bi tık yakından ama sanki uzaktaymış gibi çaktırmadan takip etseydim? Biraz daha sosyal olup, her gün bambaşka yerlerde gezseydim? Belki ağzım biraz daha laf yapsaydı? Şöyle reisi cumhur gibi bastıra bastıra konuşabilseydim? Böyle böyle gördüğüm 30 saniyelik çok değerli paylaşımlardan kafamda çizdiğim ideal tipe ulaşabilseydim? O zaman değerli hissederdim belki. “İnsan, varlığını sürdürebilmek için önce şeylere değer biçti - şeylerin anlamını o yarattı, insanca bir anlam yarattı. Bu yüzden “insan” diyor kendine: değer biçen demektir bu.” diyor Zerdüşt’te Niçe. Bu durumda değerli olmak pek de bizim seçimimiz gibi durmuyor? Daha çok bize bakan, bizi gözleriyle parlatan, oha diyen şey bizi değerli kılıyor. Değeri
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şiirler yazdım, kitaplar okudum Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum Derinlerde kaldım böyle bir zaman Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan Edip Cansever
Şiir
ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de
Müzik
Zamana bırakamamanın telaşıyla geceleri uyutmayan, geceleri uyandıran, sabahları evden çıkarmayan, sabahları geç kaldıran, yaptığın şeyi yarıda bıraktıran, yapmadığın şeyi yaptırmayan, haydi şu günleri hiç sayalım. Ne Pazartesi, ne bayram, ne Kandil, ne Paskalya, takribi çiçeklerin tomurcuk atmaya başladığı, takribi güneşin vuruşuyla gölgenin şuraya buraya düştüğü, bir kez daha olduğu, bir kez daha, bir ne demekse, yine, tekrar tekrar işte; o tekrarları sayarken, saymak ne demekse, kafamızın içinde hatırladığımız kadar.
1000k
Kendim yazdım tüm özlü sözleri. Atalarımın miraslarını gömdüm toprağa kendimden arındırıp. Bi çamurdu, tüm duygular. Bana sadece renkler kaldı. Bugün toz pembeyim. Bugün su yeşili. Bugün denizin mavisinin bi tonuyum. Bugün özüm söz‘lendi. Dile geldi konuştu. Birileri duydu. Birileri gördü. Bugün, saatler durdu, zaman aktı. Özler de sözler de renklerle dünyaya karıştı. Bi çelişki koydu, bi düğüm çözdü. Sonunda her şey ilk hâline döndü. Kısa da sürmedi, uzun da sürmedi. Oldu bittiye geldi. Adına yarın dediler, olacağı varmışsa olacağına kaldı.
1000k