Damla

Sahip olmanın nihai amacı kişinin kendine sahip olmasıdır. “Kendime sahibim” sözünün anlamı, bütün varlığımla doluyum, neye sahipsem oyum ve neysem ona sahibim demektir. Bu tip insanın dosdoğru temsilini su katılmamış bir narsiste bulabilirsiniz. O sadece kendisiyle meşguldür, bütün dünyayı kendisine ait bir şeye dönüştürür. Kendisinden başka biriyle veya bir şeyle ilgilenmez; kendinin mülkiyet alanına girecek nesneler dışında.
Sayfa 164
Psikoloji
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İçsel güvenliği büyük ölçüde mülkiyete dayanan kişiler kaçınılmaz olarak muhafazakâr olurlar ve devletin güç üstündeki tekelini zayıflatmak isteyen hareketlere şiddetle karşı çıkarlar.
Sayfa 162
Psikoloji
“Eğer sen İnsanı insan olarak ve onun dünyayla ilişkisini de insani bir ilişki olarak görürsen, sevgiyi ancak sevgiyle, güveni ancak güvenle vb. değiştirebilirsin. Eğer sanattan zevk almak istersen, sanat kültürüne sahip bir insan olman gerekir; eğer öbür insanlar üzerinde etkili olmak istersen, öbür insanlar üzerinde gerçekten yönlendirici ve uyarıcı bir etkisi bulunan bir insan olman gerekir. İnsan ile-ve doğa ile-ilişkilerinin her biri, senin gerçek bireysel yaşamının, istencinin nesnesine uygun düşen belirli bir belirtisi olmalıdır. Eğer sen karşılıklı sevgi uyandırmadan seversen, yani senin sevgin sevgi olarak karşılıklı aşk uyandırmazsa, eğer seven insan olarak senin yaşamsal belirtin ile sen kendini sevilen insan durumuna dönüştürmüyorsan, senin aşkın erksizdir ve bu da bir mutsuzluktur.” Karl Marx
Sayfa 153
Psikoloji
Tanıdığım benliğin büyük ölçüde sentetik bir ürün olduğunu bilmediğim sürece kendime dair ne bilebilirim ki?
Sayfa 118
Psikoloji
Kendine tamamen yabancılaşmamış, duyguları körelmemiş, haysiyet duygusunu kaybetmemiş, henüz “satılık” olmayan, hâlâ başkalarının acısını içinde duyan, sahip olma tarzında yaşam modunu henüz büsbütün benimsememiş duyarlı bir kişi, yani kısaca, şeyleşmeyip insan olarak kalmış bir kişi günümüz toplumunda kendini ister istemez yalnız, güçsüz ve izole durumda hissedecektir. Aklından olmasa bile fikirlerinden ve kendinden kuşku duyacaktır. Her ne kadar zaman zaman “normal” çağdaşlarının hayatında olmayan berraklık ve neşe anları yaşayabilse de ister istemez acı çekecektir. Hasta bir topluma uyum sağlamaya çalışan hasta bir adamın bilindik nevrozundan değil de çıldırmış bir toplumda yaşayan aklı başında bir adamın nevrozundan mustarip olacaktır.
Sayfa 101
Psikoloji