Çoğumuz genetik programlama ve sosyal koşullandırmanın oyduğu izlere o kadar katı bir biçimde bağlıyız ki bir başka eylem planı seçmek için seçenekleri görmezden geliyoruz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Özgürüm, işimde özgürüm çünkü ne istersem onu yaparım. Bir şeyi bugün yapmazsam yarın yaparım. Patronum yok, kendi hayatımın patronuyum. Özgürlüğümü korudum ve özgürlüğüm için savaştım.”
Tarihin büyük kısmında “medeni” toplumların kıyısında yaşayan insanların çoğu, onları sömürmenin bir yolunu bulmuş olan azınlığın hayallerini gerçekleştirmek için hayattan zevk alma umudundan vazgeçmiştir.
Yapılacak bir şey olmadan yalnız başımıza kaldığımızda zihnin temel düzensizliği kendini gösterir. Yapılacak bir şey olmadığından, zihin rastgele kalıpları takip etmeye başlar ve genelde acılı veya rahatsız edici bir şeyleri düşünmeye başlar. Bir insan düşüncelerine nasıl düzen vereceğini bilmiyorsa, dikkat böyle anlarda en sıkıntılı olan düşüncelere çekilecektir: Gerçek veya hayali acıya, en yakın kederlere veya uzun vadeli hayal kırıklıklarına odaklanacaktır.
Bir insan içgüdüsel arzularını, sadece bunu yapmak zorunda olduğu için değil de istediği için kontrol etmeyi öğrenirse bağımlı olmadan yaşamdan zevk alabilir.