||Sissoylu-Kuşatma-Brandon Sanderson||
•
Bu kitabı okumak çok ama çok uzun sürdü. Çünkü kitabın baskısı diğerlerine oranla daha küçük olunca puntoları da çok minikti ama yine de bir buçuk ay boyunca okusam da o kadar güzel bir kitaptı ki. Aslında tam bir ara kitaptı. İlk kitapta bazı planlar yapıp harekete geçilmişti ama ardından ikinci kitapta ise gelişen sorunlarla uğraştığımız bir kitap oldu.
•
Bir de bu kitapta karakterlerin gelişimlerini de okuyorduk. Gerçekten en sevdiğim yanı bu oldu. Böyle karakterlerin gelişimlerini okumak; onların yaptığı, düşündüğü şeylerin bir zaman sonra yanlış olduklarını anlamaları ve bunu düzeltmek için çabalamaları ve bazen umutsuzluğa düşüp ne yapacaklarını bilememeleri bu konuları yazar çok güzel işlemişti. Brandon Sanderson’ın olaylardan çok da karakterlere de çok önem vermesini sevdim.
•
Aynı zamanda bu kitabın ilk yarısı tamamıyla politika doluydu. Yani böyle bir yönetim işiyle çevriliydi ve ben ilk birisinden ikinci kitapta daha çok politika şeyleri yoğundu diye duyduğumda, sıkılacağım sanıp korkmuştum ama hiç öyle olmadı. O kadar büyük bir zevkle okudum ki, gözlerim ağrısa da çok büyük keyif aldım. Bu kitapta da belirli bir şeyin peşinden koşuyorduk ama bunun için bir sürü bilinmeyen gizemle falan da karşılaşıyoruz. Daha çok bu olaylar ama kitabın sonlarına doğru gerçekleşti.
•
Kitabın ilk yarısı politika doluyken ikinci yarısı da karakterlere odaklanılmıştı. Üçüncü yarısında da asıl olaylar kendisini baş göstermişti. Bence çok güzel bir ara kitaptı. Hiç sıkılmadan okuduğum bir ara kitap oldu. Bu kitaptaki karakterlerle de aramdaki çok özel bir bağ oluştu. Özellikle Elend’i çok çok çok seviyorum. Çünkü gerçekten çok harika bir insan ve en çok da bu ikinci kitapta onun gelişimini gördük.
•
Çünkü Elend’ın bu tarz şeylere karşı çok