Bu kitapta da paragraf başı yoktu böyle şeyler beni rahatsız ediyor
Balığın canlı canlı kızartılması sahnesi beni çok etkiledi ya gözümde canlandı bir çocuğun bunu yapacak kadar psikolojisinin kötü olması…
Benjaminin travmaları, çocukların genel olarak etrafta tutarsızlıklar ihmalkarlıklar içinde büyümesi…
Kitabın sondan geriye doğru gitmesi ilginçti.
Benjamine hep çok üzüldüm. Molly nasıl köpek değil yaaa şoku yaşadım ve bu hoşuma gitse de hep köpekmiş gibi davranışlarından bahsedilmesi bi yandan hoşuma gitmedi o bağlantıyı kuramadım. Neden benjamin onu hep köpekmiş gibi anlattı. Neden böyle bir benzetme yapıldı o kızcağız için. Bence güzel ve hüzünlü bir kitaptı
Öncelikle kitabın ilk yarısı aşırı zor gitti bende. Cümleler çok uzun, paragraf girişi yok denecek kadar az dümdüz yazı. Kitapta hiç ara yok bu konuda çok zorlandım.
Çok betimleme var odaklanıp canlandıramadım, yabancı özel isim fazla ve ilerleyen zamanlarda kişilerin diğer isimleri geçiyor bu karışıklığa sebep oldu. Kitap sonlara doğru akıcılaştı çünkü sonunu merak etmeye başladım nereye varacak bu diye. Goriot Baba’nın kızlarını bu denli şımartmasına, kızlarının vefasızlığına kızdım. Kitaptaki kadınların evli olmalarına rağmen sevgililerin olması bunun da dönemin normaliymiş gibi gösterilmesini sevmedim. Eugene’nin kolay yoldan para kazanmak için sosyeteye girmeye çabalarında aslında bu dünyanın insanı olmadığını anlaması Goriot Baba’ya sahip çıkması hoşuma gitti. Goriot Baba’nın ölüm sahnesi üzdü. Eugene’nin Goriot Baba ölünce akıllandığını ve vazgeçeceğini düşünmüştüm ama Nucingene gidip sosyeteye girme çabasına devam etmesi şaşırttı.
*Spoiler içerir ! :)
Her zamanki gibi kitabın akışı, tarihsel olayların bu kadar keyifli anlatılması tarih okumayı sevmeyen ben için harikaydı. Sadece o son sayfalara kadar… Ben ilk defa bir Ahmet Ümit kitabında katili tahmin ettim ve bu hiç hoşuma gitmedi, tam bir hayal kırıklığı vardı. Ya Ahmet Ümit ilk defa bir kitabında katille ilgili bu kadar açık verdi ya da bende bir gelişme var. Timothy’nin bu kadar iyi bir çocukmuş gibi anlatılması halk tarafından sevilmesini falan abartılı anlatması, ekipteki konuşmalarında adamın hep efendi efendi bilgece konuşmaları. Sonra o yaşlı kadına yardım etmesi oradaki yeğeninden bahsetmesi işte orada da o yeğenin kendisi olduğundan şüphelendim. Basın toplantısında katil olduğunu falan açıklaması ne bileyim olacak şeyler değildi yav….Yine keyifli bir şekilde okudum fakat eksikti bir şeyler.
Covid-19 döneminde okumam pek iyi olmasada kitaba bayıldım. Jack London ‘ın ileri görüşlülüğü hayran olunacak derecede. Umarım bu süreci dünyamızda daha büyük hasarlar oluşmadan atlatırız.