Sanki bütün dünya boşalmış, âlemde benden başka hiçbir canlı kalmamıştı. Ama her şeyin sihirli bir güzelliği de vardı. Tepemdeki yıldızların bana yaklaştığını ve önümde çok mutlu bir hayat olduğunu hissettim.
İnsan hepsini aynı anda düşünemiyor ama görebiliyordu. Aklımdaki kelimelerin, aklımdaki hayallere yetişememesi gibi bir şeydi bu. Kelimeler duygularıma yetişemiyor ve yetersiz kalıyorlardı.
O zamanlar "ben, beni kimse görmediği zaman en çok kendim oluyorum" diye düşünürdüm. Kimse sizi gözlemiyorsa, içimizdeki gizli ikinci kişi dışarı çıkıp dilediği şeyleri yapabilir.