Oysa çok eski bir masaldı inandığım; ben ancak herkesin mutlu olduğu bir dünyada kavuşabilirdim sevdiğim insana. Çok eski bir masaldı inandığım. Çocuktum o zamanlar... Yalan nedir bilmezdim... Görünen, bana söylenen neyse en çok ona inanırdım. İnsanların sadece bir yüzü var sanırdım. Ve ben ömrümün o en saf yıllarında en çok o yüze sarıldım. O yüze inandım. Sonra o yüzü, o biricik, o vazgeçilmez yüzü kalbimdeki en gizli, en derin yere sakladım. Beni öyle küçümsemişler, öyle kırmışlardı ki, o yüzü hak edebilmek için onu bu dünyadan gizleyip en derinime saklamam gerektiğini öğrenmiştim. Tek bildiğim savaşmam gerektiğiydi ve kazanmam... Duygularımı, hayallerimi gizleyip kazanmam...
Büyük bir yükseklikten ya da çok uzak bir mesafeden bakmadan nasıl fark edip görebilirdim sizi? İnsan uzaklaşmadığı sürece gerçekten nasıl yakında olabilir.