Yaşarken buydu kaderim, ölünce de bu olsun. Ömrümün son anlarında çağırmak istemiyorum seni, adımı ve yüzümü sen bilemeden gidiyorum. Ölmek kolay benim için, çünkü öldüğümü uzaktan hissedemezsin. Ölüyor olmam acı verseydi sana, ölemezdim.
... Ama inan bana, kimse seni benim o zamanlar olduğum ve senin için hep öyle kalan o kız kadar köle gibi, köpek gibi, tüm ruhuyla sevmedi, zira dünyada hiçbir şey karanlıklarda ki bir çocuğun fark edilemeyen aşkına benzemez, çünkü onun aşkı, yetişkin bir kadının ihtiraslı ama yine de şuursuzca talepkar aşkının olamayacağı kadar umutsuz, adanmış, boyun eğmiş, pusuda bekleyen, tutkulu bir aşktır. Ancak yapayalnız çocuklar bu tutkuya sıkıya sıkıya sarılır; diğer herkes duygularını sohbetlerde konuşa konuşa tüketir, yakınlarıyla paylaştıkça köreltir, hepsi de aşk hakkında çok şey duymuş, okumuştur, aşkın ortak kader olduğunu bilirler. Bir oyuncakla oynar gibi oynarlar aşkla, oğlanların ilk sigaralarıyla hava attığı gibi böbürlenirler. Ama benim sırrımı açabileceğim kimsem yoktu, kimse bana nasihatte bulunmamış, kimse beni uyarmamıştı; dünyadan bihaber, tecrübesizdim;bir uçuruma düşer gibi savruldum kaderime...
Uzun süre sizi kimsenin görmeyecek olmasının da önemi yok. İş zamanda değil, sizin kendinizdedir. Bir güneş olun, herkes sizi görsün! Güneşin her şeyden önce güneş olması gerekir.
Neden böyle aptalım ben? Madem başkaları aptal ve ben onların aptal olduklarını kesin olarak biliyorum, öyleyse neden onlardan daha akıllı olmak istemiyorum? Sonra, herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım, Sonya. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini... İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini! Ya, böyle işte! Bu bir yasa Sonya, yasa. Akılca ve ruhça kim sağlam ve güçlüyse, insanlara onun buyuracağını biliyorum artık! Kim daha yürekliyse, haklı olan da odur. Her şeyin içine tükürmekte,aldırmazlıkta en ileri gidenler, yasa koruyucu olurlar. Herkesten daha gözü pek olan, herkesten daha haklıdır! Bugüne kadar böyle gelmiş, bu bundan sonra da böyle gidecek! Bu gerçeği ayırt edemeyenler kördür!