Deniz

Deniz
@deadpoetwashere
Özgürlüğe, kitaplara, çiçeklere, güneşe ve aya sahip olan kimse mutsuz olabilir mi?
Nietzsche
Nietzsche’nin sevgilisi Lou Salome’ye gönderdiği bir mektuptan : Öyle bir hayat yaşıyorum ki , Cenneti de gördüm , cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm ,pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayati en önden, Kendime bir sahne buldum oynadım. Öyle bir rol vermişler ki , Okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde, Hem kızdım hem güldüm halime, Sonra dedim ki "söz ver kendine" Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin, Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin, Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin. Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin. Öyle bir hayat yaşadım ki , son yolculukları erken tanıdım Öyle çok değerliymiş ki zaman, Hep acele etmem bundan, anladım
Reklam
Oğuz Atay
“Ellerime sarılır beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni bu sefer geride bir şey bırakmadım tasımı tarağımı topladım geldim neyim var neyim yoksa ortaya döktüm beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim…” — Oğuz Atay
Gabriel Garcia Marquez
Birisi, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanama başlıyor yeniden. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıveriyor. O yüzden değil mi, içimizde tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta tedirgin ve gergin dolanmalarımız? “anlatsam mı, anlatmasam mı?” kararsızlığımız.. “bu sevgi beni acıtır mı?” kuşkularımız.. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır. Tek yapmamız gereken; sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek. Gabriel Garcia Marquez - Yüzyıllık Yalnızlık
Zahir
Nasıl daha önce sevdiklerim beni terk ettiğinde acı çektiysem şimdi de aynısını yapmak daha iyi olacaktı. Geçmişte nasıl yaralarımı sardıysam şimdide aynısını yapmalıydım. Bir süre saplantılı biçimde onu düşüneceğim, hayata küseceğim, durmadan beni terk edişini anlattığım için arkadaşlarım sıkılacak. Olan biteni doğrulamaya çalışıp onunla geçirdiğim günlerin gecelerin her anını yeniden düşüneceğim sonunda ben ona ne kadar iyi olmaya çalıştıysam onun bana hep sert davrandığı sonucuna varacağım. Bir başkasını bulacağım. Caddeen aşağı doğru yürürken ona benzeyenleri görmeyi sürdüreceğim. Gündüz ve gece, gece ve gündüz acı çekeceğim. Bu durum haftalar, aylar belki bir yıl yada daha fazla sürebilir. Ta ki bir sabah, uyandığımda başka bir şey düşündüğümü fark edinceye kadar; işte o zaman kötü günlerin geçtiğini bileceğim. Kalbim yaralanmış olacak ama iyileşecek yaşamın güzelliğini bir kez daha görmeye başlayacak. Birisi gittiğinde gider çünkü bir diğeri gelmek üzeredir. Aşkı yeniden bulacağım.
Ece Temelkuran
Dilini bilmediğin bir yerde ağlamak fenadır. Çünkü seni, senin dilinde susturacak kimse yoktur. — Ece Temelkuran
Reklam