dedem böyle yaz günlerinde küçük pencerenin hemen bitisindeki eski divana uzanır ordan gelen rüzgarla serinlerdi gece de orda uyurdu mahallenin bitişik nizamda olan aprtmanlari rüzgara pek geçit vermezdi bundan veya dünyevi bir şeyden hayiflandigini hatırlamıyorum tavuk sevmiyordu sadece:) iplik fabrikasında boya ustasıydi hâlâ rengarenk ipleri durur.yattigin yer gülşen olsun.
Dedem
"Piro" ve "Dedem" retoriği, aslında siyasi bir vizyonsuzluğun ve yapısal zafiyetlerin üzerini örtmek için tasarlanmış bir "pazarlama kampanyasıydı." Ortada topluma vaat edilecek deterministik bir gelecek senaryosu, güçlü bir ekonomik program ya da sosyolojik bir dip dalga olmayınca, boşluk "sevgi pıtırcıklığı" ve yapay bir kucaklaşma mitiyle dolduruldu. O dönemin en büyük illüzyonu, siyasetin o soğuk, rasyonel ve matematiksel gerçekliğinin yerine "duygusal bir çocukluk" ikame edilmesiydi. Siyaset bilimi ve sosyoloji, kitlelerin rasyonel analiz yeteneğini kaybettiğinde nasıl birer "mürit" gibi hareket edebileceğini defalarca yazmıştır; ama biz bunu canlı yayında, parmaklarla yapılan kalp işaretlerinde izledik. Bir siyasi liderin meşruiyeti; liyakati, başarıları ve ürettiği rasyonel çözümler üzerinden sorgulanır. Ancak kitleye onu bir "dede", bir "baba" ya da kutsal bir figür (Piro) olarak sunduğunuzda, eleştiri mekanizmasını felç edersiniz. Çünkü insan, "dedesini" seçim kaybetti diye yargılamaz, ona acır; ona haksızlık yapıldığını düşünür. Parmaklarla yapılan o kalp işaretleri, aslında seçmenin kendi rasyonel aklına vurduğu bir kilit, analiz yeteneğini teslim ettiği bir duygusal ipotekti. Karşıdaki siyasi aklın sahadaki sert, pragmatik ve makyavelist hamlelerine karşı; "kalp yaparak", "halil ibrahim sofrası" söylemleriyle bir konfor alanı yaratıldı. Bu söylem, seküler ve kentli elitlerin vicdanını rahatlatan, onlara kendilerini "iyi ve ahlaklı" hissettiren bir narkoz işlevi gördü. Ancak sandık ve siyasi determinizm, o pembe bulutları tek bir gecede dağıttı. En acısı da, o gün o kalpleri yapanların, "dedem" diye gözyaşı dökenlerin bugün yaşanan hukuki rezaletler (butlan kararları, koltuğa geri dönme hamleleri) karşısında uğradığı muazzam hayal kırıklığıdır. O gün
Siyaset
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dipnot:
Sergi sadece 1 hafta sürecek çünkü dedem sadece bir haftalığına verdi bunları sonra geri vermem lazım ona ama öncesinde boyasını filan silmem çıkarma lazım.

User not found

@Ernoben
·
Dedemin daşşaaı isimli eserim 17 Hazirandan itibaren İstanbul Bienali sergi salonunda siz değerli sanatseverlerin huzurunda olacak.
Benim annem ve babam kuzenler. Halalarıma bakıyorum tam Afgan kadınlarına benzerlerken, teyzelerim İzmir kızları gibi güzeller. Kuzenler arasında öyle ahım şahım yaş farkı da yok. Yani halalarım nasıl çocukluk geçirmişse aynısını teyzelerim de geçirdi. Yani rahmetli dedem abisinin aksine kızlarını altın kaselerle beslemedi. Annem bir sebepten ötürü teyzelerimin ve anneannemin kimliklerini Word dosyasında yazıcıdan çıkarılabilecek şekilde düzenlememi istedi. Annemin Chatgpt'si benim. 😉 Yaptım, ayarladım ve annem Whatsapp'tan göndermemi istedi. "Çıtır Kızlar" tarzımı ne grup açmışlar annemde dahil 5 bacı aralarında. Düzenlediklerimi oraya pdf dosyası olarak gönderdim. Halalarımın nasıl grupları var acaba? Misal "El-Fitne'tül İnsan" veyahut "El-Fitne'tül Yılan" diye açmışlardır 😀
Bu topraklarda sabahın yedisinde bir Anzakla karşılaşmak için en son Anneannemin dedesi Osman dedem falan uyanmıştır.
1000Kitap
Uyku yasaklandı (dedem tarafından)