Ömrümde sevmez idim Arabı Kürdü Getirdi obasını önüme kurdu Bin beş yüz atlıylan dalkılıç girdü Haykırıp meydana girdü Cin Yusuf... Dedemoğlu
Fuzuli, Dehhani, Hafızı Şirazi, Kaygusuz, Yunus, Muhibbi, Karacoğlan, Dadaloğlu, Nesimi, Gevheri, Davut Sulari, Pir Sultan, Dertli, Seyranî, Kul Himmet, Köroğlu, Kazak Abdal, Muhyiddin, Aşık Garip, Hatayî,Gevheri, Ali Haki Edna, Dedemoğlu, Kemter Baba, Hayalî, Reyhanî, Melûli, Nef'i, Gülşehri, Sûmmani, Sünbülzade Vehbi, Cem Sultan...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
CEM AYİNİNİ BİLMEYENLER OKUYUP DA ÖĞRENEBİLİRLER...
CEM AYİNİNİ BİLMEYENLER OKUYUP DA ÖĞRENEBİLİRLER... BİLGİSİZLİK CAHİLLİĞİ GETİRİR CAHİLLİK KATLİAMLARI...CANELİ CEM’DE ON İKİ HİZMET SAHİPLERİ Ergül ŞANLI 1. DEDE (Secem’de denilir. Cemi yönetir. Sorunları çözer toplumu aydınlatır eğitir. Hizmet sahibi, Hz Muhammed, Hz Ali, Hacı Bektaş Veli dir.) 2. REHBER (Görgüsü yapılacaklara ve ceme katılanlara yardımcı olur. Hizmet sahibi, Hz Ali dir) 3. GÖZCÜ (Cemde düzeni ve sükuneti sağlar. Hizmet sahibi, Gözcü Er Mustafa, Karaca Ahmed dir) 4. ÇERAĞCI (Çerağın yakılması meydanın aydınlatılması ile görevlidir. Hizmet sahibi, Cabir-ül Ensari, Hadi Ekber) 5. ZAKİR (Deyiş, duaz, miraçlama söyler. Saz çalar. Hizmet sahibi, Bilalı Habeş, Abdüssamet, Yedi Ulu Ozan İmam Bakır, İmam Cafer.) 6. FERRAŞ (Sübürke- Car çalar. Gerekirse Rehbere yardım eder. Hizmet sahibi, Selman Farisi, Selmanı Piripak) 7. SAKKA ( İbriktar El yıkanması ve sakka suyu dağıtır. Hizmet sahibi, Hz Hüseyin, Gulam Kamber, Salmani Pak) 8. SOFRACI ( Kurbancı, kurban ve yemek işlerine bakar. Hizmet sahibi, Muhammed Ensari, Hz İbrahim, Kamber, Kasap Cömert) 9. PERVANE ( Semahçı semah yapanlar. Hizmet sahibi, Abuzer Gaffari, Hz Fatıma dır. ) 10. PEYİK ( Cemi komşulara haber verir. Hizmet sahibi, Amrı Eyyar, Cebrail Musaffa dır.) 11. İZNİKÇİ (Cem evinin temizliğine bakar. Hizmet sahibi, Hüzeymetül Ensari dir.) 12. BEKÇİ (Kapıcı, Cem’in ve cem evine gelenlerin güvenliğini sağlar. Hizmet sahibi, Hz Hasan, Hz Hüseyin dir.) DEDE: Azamtü ileyke ya Ali... Ekremtü ileyke ya Ali... Eslemtü ileyke ya Ali.. Enamtü ileyke ya Ali. Diye Posta niyaz ederek yerine oturur. Erenler, Canlar! Bizim yolumuz rıza yoludur. Biz Fakirlerin sizlere Dedelik yapmasına Razı mısınız? Razı mısınız? Razı mısınız? Diye sorarak cemaattan razılık alır. Daha sonrada toplumun birbirinden razı olmasını
Yavuz Sultan Selim, Mısır seferine giderken, yolu Konya’nın Çumra ilçesindeki Dedemoğlu köyüne düşmüştür. Sultan, ordusunun önünde ilerlemektedir. İhtiyar bir köylü görüntüsündeki Dede Molla’yı tarlasını sürerken görür ve yaklaşıp selam verir. Dede Molla, gelenin kim olduğunu fark etmemiş gibi davranarak selamını alır ve işiyle meşgul olmaya devam eder. Atının üzerinde onu seyreden Sultan; “Baba duydun mu? Padişah sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. Dede Molla: “Mevla yolunu açık eylesin. İnşallah hayırlı olur. Emeline nail ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun haline ve teslimiyetine bakıp, dünyaya gönül bağlamayan, tevekkül sahibi bir zat olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; “Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı?” der. Bunun üzerine Dede Molla biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işaret ederek: “İşte orada pilav pişmek üzere, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Padişah: “İyi ama ardımdaki ordu da aş ister." deyince; Dede Molla: “İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşallah!" der. Sonra tarlasını sürmeye devam eder. Biraz sonra ordu yaklaşınca, Yavuz Sultan Selim, vezirlerine mola vermelerini emreder. Mola veren askerler gruplar halinde Dede Molla’nın pilavından yemek için sofraya oturur. Başta sultan, vezirler ve bütün ordu bu pilavdan yer, fakat pilav hiç eksilmez. Bu ihtiyar zatın erenlerden olduğunu anlayan Yavuz Sultan Selim, onun kerametiyle pilavın bitmediğini görerek, hürmetle elini öpüp, duasını alır ve ordusuna ilerle emrini verir. Osmanlı ordusu, Mısır seferinde zafer kazanıp İstanbul'a dönerken, Yavuz Sultan Selim yine Dede Molla’nın yanına uğrar. Bir arzusu olup olmadığını sorar. Dede
Din
Çalıp Söyleyenler : Telli Turnalar ( YouTube)
Kırklar Semahı ( Türkü) Erzincan/Tercan Dedemoğlu 🖤✌️🙏🎼🎵👏👏👏👏
Müzik
DEDEMOĞLU
Kalktık Horasan'dan eyledik sökün. Düşürdüler bizi tozlu yollara Omuzda parlıyor uzun şilteler Ayırdılar bizi karlı dağlardan.
Tarih