Ayşe Keleş

Ayşe Keleş
@dedimki
Yazar,Güzellik Uzmanı Eğitmeni
İZMİR
855 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
BENDE BAHAR HİÇ BİTMEZ Hayatın yeşil ışık yakmasını beklemem. Kalbimin yoluysa eğer, kimseden izin almam, oyalanmam. Bilirim ki hayat o yeşil ışığı hiçbir zaman yakmaz; bunu bana yıllar öğretti. Vefayı kendimde ararım. Sevinçlerimi, hüzünlerimi, kısacası yüreğimi ve yüreğimi sevenleri vefayla severim. Çıkacağım yokuşların sonu sevgiyse eğer, hiç gocunmam, yakınmam. Başkalarında vefa arayıp boşuna yormam kendimi. Gereksiz düşüncelere, hayallere kapılmam. Elindekilerle yetinmesini bilirim. Karnım doyacak kadar aşım, yatacak kadar yerim olsun yeter. Nasılsa bu dünyada misafiriz, bunu çok iyi bilirim. Güvenilen dağlara hep karlar yağdığını çok gördüm. Doğru yolu geç de olsa bulup, kendi iktidarımı kurdum. Bende bahar hiç bitmez. Yorulmakla hiçbir şey değişmiyor, bu yüzden kendimi yormam. Sadece kendi baharlarıma güvenirim. Ayşe Keleş
Düşünce
Reklam
DÜNYA'NIN ŞARJI BİTİYOR Dünyanın Şarjı Bitiyor: İnsanoğlu Kendine Gel! Tuz Gölü'nde susuzluktan ölen 2000 flamingo yavrusu... Bu haber, vicdanı olan her insanın yüreğine bir kor gibi düşmeli. O minik, pembe tüylü bedenler, sadece birer kuş yavrusu değil, aynı zamanda küresel bir çığlığın sessiz habercileriydi. Nereye baksak, tablo aynı: Ormanlar alev alev yanıyor, denizler plastik atıklarla boğuluyor, balıklar ağlara takılıp son nefeslerini veriyor... Her kötülüğün altında, her felaketin ardında, o tanıdık gölge var: İnsanoğlu. Dünya, sanki yalpalayarak dönüyor. Işığı yanıp yanıp sönüyor, tükenmiş bir pil gibi. Küresel ısınma bir kehanet değil, bir gerçek. Sıcaklıklar artıyor, buzullar eriyor, deniz seviyeleri yükseliyor. Su kaynakları tükeniyor, kuraklık kapımızda. Ama biz ne yapıyoruz? Hala en lüks arabaları kullanıp, en büyük evlerde yaşıyoruz. Hala tüketim çılgınlığına devam edip, gezegenin kaynaklarını hoyratça sömürüyoruz. "Bana ne?" diyen bir umursamazlıkla, sanki yarın hiç gelmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Tuz Gölü'ndeki flamingo yavruları, bize aynaya bakmamızı söylüyor. Yaptığımız her küçük eylem, attığımız her atık, kullandığımız her gereksiz enerji, bu büyük felaketin bir parçası. "Benim tek başıma ne farkım olur ki?" diye düşünmek en büyük yanılgı. Bir damla su, denizi oluşturur. Her bireyin farkındalığı, her küçük adımı, bu gidişatı tersine çevirebilir. Dünya'nın şarjı bitiyor. Kırmızı ışıklar yanıp sönüyor. Ama bu bir video oyunu değil, bu bizim evimiz. Eğer şimdi uyanmazsak, kendine gelmezsek, bu gezegeni sadece filmlerde izlediğimiz bir harabeye çevireceğiz. O zaman ne flamingolar kalacak ne de ormanlar... Sadece geride bıraktığımız boşluk ve pişmanlık kalacak. İnsanoğlu, kendine gel! Daha fazla geç olmadan... Ayşe Keleş
Düşünce
YAN YANA YÜRÜYELİM Yan yana yürüyelim, vuralım tozlu postallarımızı, Che Guevara gibi gidelim bu kalleş hayatın üstüne üstüne. Karanlık bir dünyanın kalbine düştük, görmüyor musun? ölüm pusuda bekliyor. Süt yerine çocuklar matem kanı içiyor. Yangınların ortasındayız, ormanlar, kuşlar ölüyor. Bilmiyor musun? Özgürlük, adalet, hayaller ölüyor. Hayat, hırsızlar sofrası oldu, çaldıklarını geri vermiyor. Yan yana yürüyelim. Karanlıkta kalırsam, ışığınla aydınlat beni. Gülüşünü ben saklarım. Tut yüreğimden, düşmesin yalnızlığın kuyularına. Hüzün rengi gözlerini ben maviye boyarım. Dalgalarınla öp kıyılarımı,
Şiir
HER ŞEYDE GİZLİ OLAN MUCİZE Gözlerimizi nereye çevirsek, Allah'ın sınırsız kudretini ve benzersiz sanatını görüyoruz. Her bir insanın parmak izinin birbirinden farklı olması, milyarlarca insan arasında bile her bireyin ne kadar eşsiz yaratıldığının en açık kanıtıdır. Bu, sadece bir izden ibaret değildir; her birimizin benzersiz bir kimliği olduğunu gösteren ilahi bir imzadır. Peki ya kalbimiz? O, bir an bile durmadan çalışan, kendi enerjisini üreten ve hiçbir dış desteğe ihtiyaç duymayan muhteşem bir motor gibidir. Bu sürekli ritim, hayatın ta kendisidir. Biz uykudayken bile, hiç şikayet etmeden ve yorulmadan atan bu mucizevi organ, bize verilen en büyük hediyelerden biridir. Bunların yanı sıra, gökyüzüne bakalım: Milyarlarca yıldızın kusursuz bir düzen içinde hareket etmesi... Hiçbirinin birbiriyle çarpışmaması... Ya da nefes aldığımız hava? Oksijen, azot ve diğer gazların insan yaşamı için en ideal oranlarda bir araya gelmesi... Bu kusursuz denge, tesadüfün eseri olamaz. Ayrıca, bir tohumun toprağa düştükten sonra bir ağaca dönüşmesi... Ufacık bir tohumdan devasa bir çınar ağacının ortaya çıkması... Ya da bir annenin karnında bir hücreden bir insanın oluşması... Bu döngülerin hepsi, Allah'ın yaratma sanatının ve gücünün birer yansımasıdır. Her bir hücremiz, her bir yaprak, her bir damla su... Hepsi, yaratıcının varlığını ve sonsuz kudretini fısıldayan birer mucizedir. Gördüğümüz her şey, aslında bize "Ben varım" diyen ilahi bir sestir. İyi ve erdemli insan olmanın güzelliğiyle donandığımız, dualarımızın kabul olduğu, huzur dolu bir Cuma dilerim. Cumanız mübarek olsun. Ayşe Keleş
Düşünce
KAOSUN GÖLGESİNDE BARIŞA FERYAT Gökyüzü siren sesleriyle yırtılırken, o an, savaşın gerçek yüzü bir kez daha gözlerimin önüne serildi. İsrail ve İran arasındaki gerilim, füzelerin geceyi aydınlatan çizgileriyle doruk noktasına ulaştığında, kuşların panik içinde savruluşunu, o çaresiz çırpınışları izledim. Anladım ki bu yıkımın kazananı asla olmaz. Savaş, sadece binaları değil, aynı zamanda umutları, hayalleri ve masumiyetleri de yerle bir eder. Bu yıkımın bedelini masum insanlar, parçalanan şehirler, zehirlenen topraklar ve korku içindeki hayvanlar öder. Çocuklar, oyun alanlarında siren sesleriyle büyürken, doğa bombaların açtığı yaralarla inler. Her patlama, sadece bir evin değil, bir ailenin geleceğinin de yok oluşudur. Her füze, sadece bir hedefi değil, tüm canlıların ortak yaşam alanını hedef alır. Netanyahu'nun politikaları, dünyayı bir kaosun, derin bir belirsizliğin eşiğine sürüklerken, içimizden yükselen tek bir ses var: Savaşa hayır! Bu feryat, sadece Ortadoğu'nun değil, tüm dünyanın barışa duyduğu özlemin yankısıdır. Bizim istediğimiz; masum kanın akmadığı, çocukların korkuyla değil, umutla büyüdüğü bir dünya. Barış, sadece bir kelime değil, tüm canlıların nefes aldığı, yaşamın yeşerdiği bir ortamdır. Gelin, bu sesi birlikte yükseltelim ve tüm dünyaya haykıralım: Savaşa hayır! Yaşam, en değerli hazinemizdir ve onu korumak hepimizin görevidir. Ayşe Keleş
Düşünce
Reklam