Ah yüreğim!
Sen
avuçlarında yorgun cümleler
biriktirirken,
hayallerim öperdi ilkbaharın ellerini...
İsterdim, çöllerin
yağmuru sevdiği gibi sevilmeyi.
Aldanmışlığını yok sayarak,
enginlere bırakırdım kağıttan gemilerini.
Anlamak istemezdim, diretirdim.
Hayaller, düşler bitmezmiş.
Oysa aşk için
sadece sevmek yetmezmiş.
Ürkektin, korkaktın.
Kapılarını çoktan aşka kapatmıştın.
Sana içten içe çok kızardım,
aldırmazdım.
Hayallerim
hala kapının ardındaki masallara inanıyordu.
Bilseydim masal olduğunu,
seni de inandırmaya çalışmazdım...
Ah yorgun yüreğim!
Sen kırgınlıklarına
kırk yama yapmaya çalışırken,
hayallerim kocaman mutlu bir dünya kuruyordu.