BAŞKA KAPI ÇALAR MIYIM?
Suçsuz yere zindana atılan bir demirci ustası, derdini kimseye anlatamamış ve gözyaşları içinde Allah’a yalvarmaya başlamış.
O gece Sultan, rüyasında tahtının üç defa ters çevrildiğini görmüş ve büyük bir korkuyla, kan ter içinde uyanmış. Aklına, ağlayarak ve “suçsuzum” diyerek yanından sürüklenerek zindana götürülen demirci ustası gelmiş.
Sultan hemen emir vermiş: “O adamı buraya getirin!”
Demirciyi alıp Sultan’ın huzuruna getirmişler. Sultan, demircinin suçsuz olduğunu anladıktan sonra ona şöyle demiş:
“Senden özür diliyorum. Seni suçsuz yere zindana attırmışım. Hakkını helal et ve şu bin altın hediyemi lütfen kabul et. Herhangi bir arzun veya dileğin olunca da hiç çekinmeden bana gel!”
Demirci ise şu cevabı vermiş:
“Sultanım, ben hakkımı helal ediyor ve verdiğiniz hediyeyi de kabul ediyorum. Fakat herhangi bir arzum ve dileğim olunca sizden istemeye gelmem.”
Bu cevap karşısında şaşıran Sultan, demirciye sormuş:
“Neden gelemezsin?”
Demirci cevap vermiş:
“Çünkü benim gibi gariban bir kul için, sizin gibi bir sultanın tahtını üç defa tersine çeviren Allah varken başka kapı çalar mıyım?”
Menfaatler üzerine kurulu bu adaletsiz dünyada kimse kimseyi anlamıyor. Kim kime ne yaşattıysa, aynısını yaşasın. Bu bir beddua değil, ilahi adaletin tecellisidir.
Ayşe Keleş