Zor bir savaşın ortasında bile
ruhum ne eğere girer , ne de semere...
Hayat ve ölüm dedigin ne ki?
Aradaki mesafe ne,
eni boyu kaç metre?
Kalbimin yolundan başka yol tanımadım.
Dün için üzülsem de
gelecekten korkmadım.
Baktım dünyanın içinde
yalnız, fani halime,
kalabalıkların hırsına,
aç gözlü haline alışamadım...
Kendimle yüzleştim yıllar boyunca.
İnsanlığımdan utanmadan,
aynaya bakmaya çalıştım.
Kazansam da kaybetsem de fark etmedi,
sevmekten hiç ama hiç usanıp caymadım...
Mum alevi hemen söner,
ben aşk aşk dedim,
içimdeki ormanları yaktım...
Meydan okurum hayata,
uçsuz bucaksız meydanın da durarak.
Sorular sorar dururum,sorgulayarak.
Ey hayat!
Git! git, yorduğun, yoğurduğun kaç viraj kaç durak?
Dağların serin,
yüreğin yanık, rüzgarların hoyrat.
Kanmam hanlarına, şöhretine, şanına.
İpek yolunda atlasların, kime kaldı ki kime kalacak?
Akıl bencildi, bitmiyordu istekleri.