“Nazım Hikmet, Vera için birçok şiir yazmış, bu sadece biri,” dedi. “Vera şanslı kadınmış,” dedim. “Evet, bu dünyada gerçek aşkı tatmak, yaşamak çok büyük şans, senin için de şiir yazan biri olur belki bir gün,” dedi. “Akay abiii,” deyip utanarak başımı öne eğdim. “Utanılacak bir şey yok, hayatımızdan aşkı, sevgiyi çıkarırsak geriye ne kalır ki?” dedi.
“Akay abi kaf sin kaf ne demek? Şifreli konuşma,” dedim. İyi
ki demişim bir başladı bir daha susmadı.
“1912’de kuruldu bu takım. İzmir bizimdi ama yabancılar
cirit atıyor, lig takımlarında onlar oynuyorlardı. Türk gençlerinin
sömürgecilere karşı kurduğu bu spor kulübü vatanın savunmasında da yer almıştır. Bayrağındaki yeşil renk İslamiyet’i, kırmızı
renk de Türklüğü simgeler. O yıllarda örgütlenmiş gençlerin
spor kulübüdür. Ay yıldız konulmasına Atatürk tarafından
izin verilmiş. Anlayacağın güzel kız, Karşıyaka Spor Kulübü
Karşıyaka’nın manevi gururlarından biridir.”
Bir atomun çekirdeğini oluşturan iki parçacık ayrıldığında bile birbirlerine bağlıdır. ''Birine dokunulması diğerini de etkiler ve iki parçanın ne kadar uzakta olduğu önemli değildir'' der Kuantum Fiziği. Hiç bu duygular içine gireceğimi düşünmüyordum. Ondan bahsedilince onu birden ne kadar çok özlediğimi hissettim. Eminim o da aynı duyguları hissetmiştir.
Kokumuzu içimize çeke çeke sarıldık birbirimize.
Sanki bir daha görüşmeyecektik. Sanki bu son sarılışımızmış
gibi. Lana’nın o tiz sesiyle kendimize geldik.