Her sayfasında beni içinde gezdiren, Raif’in hissettiği her şeyi bana da hissettiren bir kitap... Normalde bir kitabı ikinci kez okumayı sevmem ama bu eseri kaç kere daha okurum, bilemiyorum. Kitap her sayfasında bize farklı mesajlar veriyor; Raif’in neden "böyle bir insan" olduğunu ancak finalde anlayabiliyor ve onun hayatının nasıl olması gerektiğini kafamızda kendimiz şekillendirebiliyoruz.
İnsan psikolojisini çözümleyen ve aşkı gerçek anlamda yaşatan satırlarla dolu olması, bu tarzı seven biri olarak bana büyük bir keyif verdi. Bir insanın aşkı için neler yapabileceğini Raif bizlere fazlasıyla gösteriyor. Kitabın her anında duygu o kadar yüklü ki insanın gözlerinin dolması hiç zor değil. Bu kitaptan çıkardığım onca ders var; ancak aklımda en çok yer eden şey, hayatın zorluklarının aşkı nasıl da çıkmaza soktuğu ve iletişimsizliğin insana neler düşündürebileceği oldu.
"Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir?"
Sayısız alıntı çıkarabileceğimiz bu eserin en güzel cümlelerinden biri bence bu. Bu kitabı okullarda okutmalı,okumayan öğrenci kalmamalı; insan bu eseri genç yaşta okumalı ki insanlarda aradıkları şeyi bulduklarında hayatın gerçeklerini ve insanların kıymetlerini unutmamalı.