Defne

Defne
@deeefnnyss
“Çocukluğun çocukluğuma değmiş gibi”
Hepimiz büyük işler başarmayı, büyük insanlar olmayı, büyük sevinçler yaşamayı istiyoruz. Ama neredeyse hiç birimiz kendisini ve etrafındaki hayatı sıradan alçaklığın, aptallığın ve hiçliğin hiç olmazsa bir milim üzerine çıkarmayı düşünmüyor. İnsanlar borçlarını ödemekten kaçınan vicdansız borçlular gibidir.
Alıntı
Reklam
Başka ulusların topraklarını fethedenleri neden bu kadar saygıyla andığımıza anlam veremiyorum. İskender, Hannibal, Scipio, Caesar, Charlemagne, Napoleon ve onlar gibi daha nicesi tam olarak neyi başardı? Uçsuz bucaksız yabancı toprakları ele geçirip, talan ettikten sonra orada yaşayanları eğitmeyip, onların hayatını ve devlet düzenini iyileştirmedikten sonra ne anlamı var?
Alıntı
Şunu sormama izin verin sevgili ebeveynler: Verdiğiniz terbiyeyle çocuklarınıza kartal kanatları mı kazandırdınız? Yoksa o kanatları kökünden mi kopardınız?
1000Kitap
Görünüşte kültür sahibi halklar maalesef barış içinde yaşama yeteneğine henüz ulaşmadılar. İlkel kötülük ve vahşilik genellikle fırtınalı denizin alçaklara taşması gibi yayılır. Kendimizi kanlı sellere karşı duvarlarla savunmamız zorunludur. Her ordu da binlerce kahramanının göğsü aracılığıyla anavatanının sınırını koruyan değerli bir yaşam duvarıdır. Arkasındaki ulusuna huzurla çalışma özgürlüğü verir.
Alıntı
Halkın içinde dinin gerilemesi bir kilise meselesi değildir. Bu devlete karşı bir tehdittir. Kitlelerin dinsizliği belki de insanlığın en tehlikeli hastalığıdır. Ve bazı şuursuz gençlerin, onların peşi sıra akılsız liberallerin ateizmin özgür düşünce olduğunu düşünmesi beyhudedir. Tanrısızlık ruhun çıplaklığı, ruhun yoksulluğudur.
1000Kitap
Reklam