Bir zamanlar hafta içi, hafta sonu diye ayrımlarım vardı. Ben de su amaçlar belirleyen adamlardandım. Her yeni yıl, her doğum günu, her ayın biri ya da her pazartesi yeni bir insan olmak için uyanırdım. Hele ki güneşli bir günse, bütün dünyayı değiştirebileceğimi sanırdım. Artık hepsi çok uzaklarda kaldı
Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzün tüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.