Psikoloji 101
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 09:05
Günübirlik Hayatlar Irvin Yalom’un psikoterapi seanslarından esinlenerek yazılmış içinde kurgusal anlamda eklenmiş bölümleri bulunan 10 adet öyküden oluşan kitabı . Açıkcası Irvin Yalom’u -özellikle psikolojiye ilgi duyanları için -akıcı dili , sıkmayan üslubu ve kendimize ayna tutan ve düşündüren söylemleriyle tanımayanımız yoktur diye düşünüyorum . Günübirlik Hayatlar kitabının öykü türünde yazılması , hikayelerin bizden ve gayet yaşanabilir hikayelerden oluşması ve belki de en önemlisi Irvin Yalom’un yorumlarıyla katkıda bulunması sizi hasta ve doktor seansını izleyen bir üçüncü isim olarak odada bulunma hissiyatını verdiğini söyleyebilirim . Bir diğer sevdiğim nokta yazarın seans içindeki iç konuşmalarını yazıya dökmesi zaman zaman kendini eleştirmesi , kendi korkularını da dile getirmesi kitaba ayrı bir gerçeklik kattığından da bahsedebilirim . Benim de başucu kitaplarımdan biri olan Marcus Aureluis ‘un kaleme aldığı Kendime Düşünceler kitabından da hastalarına tavsiye etmesi oradan alıntılar yapması da beğendiğim diğer detaylardan . Özellikle psikoloji dünyasında hasta tanımlamalarının da gereksiz olduğunu belirli kalıplara sığdırmanın ilaç sektörünün bir dayatması olduğu gerçeğini de bu alanın üstatlarından birinden duymak da beni epey mutlu ettiğini söyleyebilirim . Kitap gerçekten okunmaya değer harcadığınız zaman ve paranın karşılığını fazlasıyla alabilirsiniz Günübirlik Hayatlar Irvin D. Yalom
1000Kitap
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
10/10
·148 syf.··
2026 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 11:53
Bir kitap düşünün, önsözünden başlıyor sizi heyecanlandırmaya, başka şeyler okuyacağınıza dair, içinizde kıpırtı oluşturuyor. Hikâyelerin her biri çok insanî, bir yandan öyle bir dünyadan, bir yandan öyle bir mahalleden, ama hepimizden. Hepimizden demişken; iç dünyamızdan, kalbimizden, duygumuzdan, öylesine tanıdık. "Toplu kaldırımlarda omuzlarımızın çarpıştığı milyonlarca kent yalnızı... Tanıdık insanlar... Bazı umutlarla, bazı umutsuzluklarla evlerine sığışan insanlar... İşten eve uzayan o yolculuklarda başlarını otobüs camına dayadıklarında neler düşünürler acaba? Kendilerine lütfedilen kısa akşam vakitlerini nasıl yaşarlar? Psikologları, sosyologları, deontologları, onkologları göreve davet ederim; araştırılsın." Diye ifade etmiş yazar ve tam da burada başlıyor bu hikâyeler... Bizim penceremize doğru... Kitabı çok beğendim, çok akıcı, farklı üslubuyla okunmaya değer. Teşekkürler.
Hudâyinâbit ÖykülerAydın Türk · İkinci Adam Yayınları · 20252 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
UÇURTMA AVCILARI (Çocuk Romanı) LİNDA SUE PARK 1960 doğumlu Kore kökenli Amerikalı yazar Linda Sue Park’ın kaleme aldığı bu eser, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirme çabaları ve kardeşler arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları üzerine kurulmuş değerli bir çocuk romanıdır. Yazarın özellikle çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki eserleriyle tanındığı düşünüldüğünde, romanda verilen mesajların önemi daha da belirginleşmektedir. Olaylar Kore’de geçmektedir. Kee-sup ve Young-sup kardeşler, uçurtmalara büyük ilgi duyan iki çocuktur. Kee-sup daha büyük olduğu için geleneklere uygun olarak onun için bir şapka takma töreni düzenlenir. Bu törenden sonra küçük kardeşin ağabeyine daha fazla saygı göstermesi beklenmektedir. Doğaları gereği zaman zaman rekabet içinde olan kardeşlerden Young-sup, babasının bu beklentiyi açıkça dile getirmesi üzerine iç dünyasına yönelir ve yalnızlaşmaya başlar. Ancak Kee-sup, kardeşinin yaşadığı duygusal değişimin farkındadır. Gelenekleri katı biçimde uygulamak yerine kardeşini korumaya ve ona değer verdiğini göstermeye çalışır. Böylece iki kardeş arasındaki sevgi ve bağlılık, rekabet duygusunun önüne geçer. Kardeşlerin farklı yetenekleri vardır. Young-sup uçurtma uçurma konusunda oldukça başarılıdır. Kee-sup ise uçurtma yapımında beceriklidir. Young-sup’un uçurtma satın alacak parası yoktur. Bunun üzerine bir uçurtma satıcısına ilginç bir teklif sunar. Eğer kendisine verilecek bir uçurtmayı başarılı bir şekilde uçurur ve bunun sonucunda yedi uçurtma satılmasını sağlarsa, satıcının ona bir uçurtma hediye etmesini ister. Satıcı bu teklifi kabul eder. Young-sup’un başarısına görünmeden destek olan babası ve ağabeyi de onu koruyup kollamaya devam ederler. Kardeşlerin uçurtmalara olan tutkusu, dönemin çocuk
Uçurtma AvcılarıLinda Sue Park · Beyaz Balina Yayınları · 2018260 okunma
10/10
·438 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:10
Geç kalmış olduğum bu kitabı okumaktan mahcubiyet duyarken büyükte keyif aldım.Uzun zamandır merak ettiğim serinin ilk kitabıydı ve okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi. Çukurova’nın Değirmenoluk köyünden İnce Memed’in yaşadığı zorluklara,yoksulluğa,ağa düzenine isyan ederek eşkiyalığa sürüklenmesini,zulmedenler için eşkiya olmasını,cezalarını vererek adaleti sağlamasını,köylüler ve kimsesizler içinse kurtarıcı olmasını anlatan güzel bir eser. Yaşar Kemal müthiş bir kalem! Üstadın uzun uzun betimlediği Çukurova’yı görmüş gezmiş kadar olduk. Nasıl anlatsam bilemiyorum. Memed ile birlikte aşık olduk,dağa çıktık,eşkiyalık yaptık,kan pusuya düştük kâh yaralandık,en son onunla terk eyledik diyarı. Tüm bunları tek başına başarabilen bir romanı hangi sıfat ile niteleyeyim ki? Okuyun,okutun gerçekten değer.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 14. kitabı
Menderes’in son dönemi,60 İhtilali’ne bir adım kala ve14 Temmuz 1959 katliamı romanın içerdiği zaman dilimleriyken;roman,1991 yılına uzanan bir tutsaklık yolculuğudur.Ressam Bir kadının evliliğe,bir adama tutsaklığı,Kerkük Türklerinin tutsaklığı ve Türkiye’nin siyasi ikliminde insanların tutsaklığı, öz kimliğinden uzaklaşıp kendi halkına ihanet edecek raddeye gelen ve kendi kimliğinden kopan insanın tutsaklığı...Kerkük Türklerinin yaşadığı zulmü, baskıyı tutsaklık olgusuyla anlatan roman;bir kadının yanlış bir evlilikle içine düştüğü tutsaklığı ve bu durumla olan mücadelesini de katmanlı bir biçimde işler. Turan ve Turan ülküsünü irdeleyen roman, karakterlerin farklı bakış açıları sayesinde dönemin Türkiye’sini objektif bir biçimde yansıtır. Anlatımda geriye dönüşlerin olduğu romanda birden fazla tutsaklık iç içe geçer. Kerkük Türkmenlerinin uğradığı zorluklar, asimilasyon politikaları,hürriyet mücadeleleri edebi bir dille anlatılırken,tutsaklık,milli kimlik, özgürlük,ihanet,her devrin adamı olanlar romanın temelini oluşturur. Karakterlerin iç çatışmaları,tutsaklıkları ile beraber dönemin sosyo-politik panoraması çizilir.Aynı zamanda toplumun evli kadın ile dul kadına olan iki yüzlü bakış açısı Selma karakteri üzerinden aktarılır. Her kadına aşırı ilgi duyan,eşini aldatan Orhan, değer yargılarını yitirmiş ve erkekler tarafından arzulanan Selma,halkın yasaları ile evliliğinde ve küçüklüğünden beri kendinden önce başkalarının isteklerini önceliğe almanın önemli olduğunu düşünen mesuliyetler üstlenen ve yaptığı evlilikle de evde tutsaklık içinde olan Ceren,Türkmen harekâtının liderlerinden ve büyük Türkiye ülküsüne inanan Tarık,karısını aldattıkça varlığını tamamlayabilen Haldun,Batı’ya hayran olan Kenan... Tüm karakterler,Işınsu’nun kaleminin ustalığında incelikle inşa
TutsakEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2018314 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 17. kitabı
Cengiz Aytmatov için kelimeler basit birer araçtır sadece. O, kelimelerle hikayesini süslemez; hikayesiyle kelimeleri süsler, onlara değer katar. O kullandığı sürece kelimeler güzelleşir ve büyüler. En basit konular, en yaygın efsaneler bile o yazdığında bir başkalaşır. Renklenir, parlar, insanı büyüler, düşündürür ve belki de unuttuğumuz ya da daha önce tatmadığımız duyguları tattırır. Beyaz Gemi de bir Aytmatov kitabı. Yazarın adına bakmasanız bile anlarsınız Aytmatov olduğunu. Yazarın kelimelerinden, kitaptaki her bir kelimenin ne kadar anlamlı ne kadar düşünülmüş olmasından. Ben yapabildiğim kadar anlatmaya çalışacağım ama unutmayın ki her bir kelimenin bir Türkçesi bir de Aymatovcası var. Kitabımızın ana karakteri isimsiz bir çocuk. Dedesi, nenesi, dayısı, yengesi ve birkaç köylüyle beraber ormanın yanındaki bir köyde yaşıyor. Çocuğun iki hikayesi, dürbün ve taşları dışında hiçbir şeyi yok, sadece her gün izlediği beyaz gemisi var. Dedesi ise sakin, uysal ve iyi bir insan. En büyük hazinesi ise onu mümin dede diye çağıran biricik torunu. Bir de dayısı Oruzkul var. İsmi gibi Ruslara kul olmuş, açgözlü, işgüzar bir sahtekâr. Aytmatov’un her karakterini ne kadar incelesek bir o kadar uzun olur. Her daim güzümüzden kaçan bir ayrıntıyı, altta saklana gizli bir anlamı bulabiliriz. Bu kitabında is Çarlık Rusya’nın halkın üzerinde kurduğu baskıyı ve geleceğe umutla bakmamız gerektiğini anlatıyor. İsimsiz çocuk geleceğe karşı umutla bakan halkı, Mümin Dede boyun eğmiş halkı, Oruzkul ise kendi değerlerini unutup Ruslara yanaşan halkı temsil ediyor. Çocuğun bir ismi bile yok. Hayatını beyaz geminin gelip onu almasını babasına ve annesine götürmesini bekleyerek geçiriyor. Her gün Bir de dedesinin ona hediye ettiği maral ana efsanesi var. Bir gün maral ana onu sırtına
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma