8,6/10  (5 Oy) · 
21 okunma  · 
6 beğeni  · 
572 gösterim
1960 öncesi Türkiye'si ve Kerkük. Tutsak'ta üç tutsaklık birbirine geçer, dolanır, birlikte akar: yaklaşan ihtilalin gerilimindeki Türkiye'de insanların insafsız siyasî akışa tutsaklığı, yanlış bir evliliğe hapsolmuş kadının tutsaklığı ve Kerkük Türkü'nün Irak diktatoryası altındaki tutsaklığı. Romandaki 1960 öncesi Kerkük'tür ama o Kerkük hiç bitmedi. Orda katliamlar hâlâ devam ediyor. Ne diyelim? Bir yakın tarih romanı mı, aktüalite mi, kehanet mi? Belki hepsi.

"Midem ne kadar çok bulanıyordu. Gözlerim kapalı, istediğim o kurşun uykusu yok. Kafam, bozuk bir motor gibi ağır ağır çalışıyor. İçimde bir yerde iniltiler; 'öldü' diye değil, 'beni bırakıp gitti' diye yanıyorum! Tanrı'm, bu kadar mı bencilim ben? Bu kadar mı vahşi, gaddar? Gayrı özümden de iğrenmiyorum; cam gözlerle, camdan gerçeklere bakanlar gibiyim."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2013
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9786055261863
  • Yayınevi:
    Bilge Kültür Sanat
  • Kitabın Türü:
Muhammet Çelik 
09 Ağu 08:29 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitapta, Ceren adlı annenin duygularını yaşarken sanatçı kişiliği nedeniyle oluşan yoğunluğu bariz bir şekilde hissetmektesiniz. Kocası Irak Türkmeni olduğu halde, Birkaç nesildir Türkiye'de yaşadıklarından artık apolitikleşmiş hatta Türkmen davasıyla hiçbir alakası olmayan, zengin züppe bir şahsiyet. Karısını ve iki çocuğunu neredeyse hiç görmeyen dışarılarda hovardalık yapan, müteahhitlik nedeniyle cebinde para olan bu para ile har vurup harman savuran bir tip. Karısı ona olan Tutsaklığın nedenini kendi yetiştiriliş tarzına bağlasa da kocasının akrabası olan ve Irak Türkmen hareketinin liderlerinden biri Tarık ile tanışınca Tutsaklığın ancak sonsuz bir sevgi ile yenilebileceğini öğreniyor. Tarık'ın Turan'a olan inancı ve sevgisi onu idam edilmesine kadar geçen hayatta her şeyi bir kenara bırakıp bu sevgi yolunda savaş vermesi, Ceren'in tutsaklıktan kurtulmasına bir yol oluyor.

Kitapta zıt kavramlar, iki amca oğlunun birinin para ile züppe yaşamı birinin ise ülkü uğruna genç yaşta şehit olması.

Keyifli güzel bir kitap.

çağrı 
Dün 14:24 · Kitabı okudu · Puan vermedi

1960 öncesi Türkiye'si ve Kerkük. Tutsak'ta üç tutsaklık birbirine geçer, dolanır, birlikte akar: yaklaşan ihtilalin gerilimindeki Türkiye'de insanların insafsız siyasî akışa tutsaklığı, yanlış bir evliliğe hapsolmuş kadının tutsaklığı ve Kerkük Türkü'nün Irak diktatoryası altındaki tutsaklığı. Romandaki 1960 öncesi Kerkük'tür ama o Kerkük hiç bitmedi. Orda katliamlar hâlâ devam ediyor. Ne diyelim? Bir yakın tarih romanı mı, aktüalite mi, kehanet mi? Belki hepsi.

Mehmet Y. 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Emine Işınsu'nun Tutsak'ı 1960 İhtilali öncesinde Erbil Türkmenleriyle hayatı bir şekilde kesişen ve Adnan Menderes'i destekleyen bir kadın ressam ile onun aile hayatını bir arada ele alan bir eser.

Bir yanda Erbil'den göç edip gelmiş ve devrin adamı olmuş kocası, diğer yanda ise Erbil'de yaşayan bir süreliğine ziyaretlerine gelen onun amcaoğlu Tarık. Başarılı bir eserdi.