10/10
·432 syf.·
2025 108. kitabı
Öncelikle yazarımızın kalemin sağlık... Bu yazı bir kitap yorumu değil, bir iç konuşmadır. “Kibrit”i okudum ama asıl kendimi yeniden yazdım... Sevgili Kibrit, heyy... Hani derler ya, onu ilk gördüğümden beri tanıyormuş gibi hissediyorum. Sen benim için öyleydin. İlk başlarda çok kaçtım senden. Daha doğrusu dilimin varmadığı gerçeklerin sende ses bulmasından kaçtım. Benim için çok özel bir yerin olacak. Bana göre her hikaye, her kitap bir yaşanmışlıktan doğar ve bir şarkıya sahiptirler. Senin gerçek hikayen nedir bilmiyorum ama o gerçeğin çoktan ruhumda yer edindiğine eminim. Roman yazım dili olarak süslü cümlelerden uzak ama anlamasını bilen için en güzel, en derin cümlelerden. Her bir okuyuşunuzda içinize yer edinecek tarzdan. Bazı kitaplar vardır, kalbine sessizce sokulur; sonra bir bakmışsın, bir cümlesiyle kendine tutulmuşsun. Cemal Latifoğlu’nun Kibrit adlı romanı da tam olarak böyle: İncecik cümlelerle, içimizde taşıdığımız ama adını koyamadığımız bir yarayı usulca kanatıyor ve o kanamayı şiire çeviriyor. Kitabın ana karakteri Kutay, dışarıdan asi ve soğuk görünse de, içinde yankılanan sessizliklerle baş etmeye çalışan bir genç. Yıllardır kendine bile söyleyemediği sorularla boğuşuyor. “Sevilmeye değer miyim?” diye fısıldıyor satır aralarında. Hayatla arasına mesafe koymuş bu çocuğun iç dünyasına, blogunda yazdığı yazılar sayesinde giriyoruz. Ve bir gece, beklenmedik bir ses yankılanıyor ekranında: “İzmarit.” O andan itibaren Kutay’ın kibritinin ucu yanmaya başlıyor. İzmarit, sadece bir kullanıcı adı değil. Kutay’ın içindeki karanlıkla sessizce konuşabilen, kelimelerle değil, hislerle yaklaşabilen biri. İzmarit’in ona gönderdiği her mesaj, aslında bir iz: söylenememiş cümlelerin, bastırılmış duyguların, bir başka yalnızlığa dokunma çabası. Kibrit ruhumuzunu
KibritCemal Latifoğlu · Ephesus Yayınları · 2023867 okunma
Kalbimden Geçenlerle
9/10
·200 syf.··
2025 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 21:12
Bu kitabı okurken sadece karakterleri değil, kendimi de tanıdım. “Kalbi İyi Olanın Yolu Zordur” cümlesi bana çok tanıdık geldi çünkü ben de kalbimle yürümeye çalışan biriyim. Hayatta iyiliği seçmenin kolay olmadığını biliyorum. Bazen insanlar anlamıyor, bazen de iyi niyetin suistimal ediliyor ama yine de kendimden vazgeçemem. Kitapta en çok kalbiyle mücadele eden karakterler etkiledi beni. Çünkü ben de hayatta en çok kalbi güzel insanlara değer veriyorum. Ve bu noktada ona değinmeden geçemem: Hayatımda biri var. Ona sadece sevgilim değil, kalbimin aynası diyebilirim. Çünkü o da tıpkı bu kitapta anlatılan gibi… İyi. Gerçekten iyi. Ve ben onu çok seviyorum. O da bu zor yolculukta yanımda yürüyen en değerlim tatlışım, bebişim. Bu kitabı okurken bir kez daha anladım ki; iyilik, sevgi ve sadakat kolay taşınan yükler değil. Ama bir kez sahiplendin mi, seni bambaşka biri yapıyor. Ben hem iyiliğe hem de ona sımsıkı bağlıyım. Ve bu iki bağ, bana yolumu kaybetmemeyi öğretiyor. Kalbi İyi Olanın Yolu Zordur Miraç Çağrı Aktaş
Kalbi İyi Olanın Yolu ZordurMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 20241,460 okunma
Reklam
10/10
·430 syf.··
2025 18. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 03:40
Şuan kafamda 'Allahımmm şükürler olsun' nidaları var. Çünkü sonunda doğu kültürünü düzgün has anlatan bir kitap okudum. Yıllarca mardinde yaşamış ve Elazığda yaşayan biri olarak bir çok doğu ve güneydoğu konulu kitapları abartılı ve saçma bulmuşumdur. Asla gerçekleri yansıtmıyor dediğim diziler ise saçmalığın daniskası. Lakin bu kitap o toprakalarda yetişmiş birinin elinden çıktığını haykırıyor resmen. Ben Türkiye'nin neredeyse tüm illerini gezdim. Lakin elimde bir tek en doğu kaldı. Bu kitaptan sonra listeme ilk ağrı Doğubayazıt eklendi. İshak paşa sarayını gece görmem gerek. Çok acil. Istek değil ihtiyaç. Beni bilirsiniz bir kitabı sevdiysem anlatması o kadar zor oluyor. Fark ettiyseniz zaten yine bolca duygularımı anlattığım bir yorum yapıyorum. Dılda kızımız anne babayı kaybetmiş amca evinde büyümüş ve üniversiteye hazırlanmaktadır. Lakin umduğu gibi olmamış Çünkü bir anda kalbine yerleşen adam onu en acı şekilde yaralamış ve günlerini ve aylarını ondan çalmıştır. Başta yıkılmış. Lakin ailesi ve en değerlim dediği Boranın desteğiyle yeniden toparlanmış ve bir yıl sonra sınava girip istediği üniversiteyi ve fakülteyi kazanmıştır. Güçlü kadın karakter severiss.. Yalnız ana karakterlerden biri Arjin olmadığı için çok mutluyum. Anam bir sövmüşüm bu karaktere hemde ne! Peki ya Boran! Ahh benim hüzünlü kekim. Desteği, ilgi, alakası ve en çokta olgun tavrı ile hepimizi kendine bağladı. Lavin biraz patavatsız çokça destekçi o arkadaştı ve iyiydi. Nazlı seni anlıyor ama durumu kabullenemiyorum. Aldatan erkekler, hükmü koyan erkekler. Geberin lütfen. Gerek yok size bu dünyada! Ya şiir okuyan adam nasıl kötü olabilir? Bir yanda yüzüne tükürmek istediğin adam müsveddeleri bir yanda Boran gibiler.. Şimdi birkaç kişi çıkıp 'Sen bu kitabı mı beğendin?' diyeceksiniz biliyorum.
1000k
Kül ve Gece MavisiZübeyde Özdemir · Kitap Müptelası Yayınları · 20252 okunma
10/10
·430 syf.··
2025 18. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 03:40
Şuan kafamda 'Allahımmm şükürler olsun' nidaları var. Çünkü sonunda doğu kültürünü düzgün has anlatan bir kitap okudum. Yıllarca mardinde yaşamış ve Elazığda yaşayan biri olarak bir çok doğu ve güneydoğu konulu kitapları abartılı ve saçma bulmuşumdur. Asla gerçekleri yansıtmıyor dediğim diziler ise saçmalığın daniskası. Lakin bu kitap o toprakalarda yetişmiş birinin elinden çıktığını haykırıyor resmen. Ben Türkiye'nin neredeyse tüm illerini gezdim. Lakin elimde bir tek en doğu kaldı. Bu kitaptan sonra listeme ilk ağrı Doğubayazıt eklendi. İshak paşa sarayını gece görmem gerek. Çok acil. Istek değil ihtiyaç. Beni bilirsiniz bir kitabı sevdiysem anlatması o kadar zor oluyor. Fark ettiyseniz zaten yine bolca duygularımı anlattığım bir yorum yapıyorum. Dılda kızımız anne babayı kaybetmiş amca evinde büyümüş ve üniversiteye hazırlanmaktadır. Lakin umduğu gibi olmamış Çünkü bir anda kalbine yerleşen adam onu en acı şekilde yaralamış ve günlerini ve aylarını ondan çalmıştır. Başta yıkılmış. Lakin ailesi ve en değerlim dediği Boranın desteğiyle yeniden toparlanmış ve bir yıl sonra sınava girip istediği üniversiteyi ve fakülteyi kazanmıştır. Güçlü kadın karakter severiss.. Yalnız ana karakterlerden biri Arjin olmadığı için çok mutluyum. Anam bir sövmüşüm bu karaktere hemde ne! Peki ya Boran! Ahh benim hüzünlü kekim. Desteği, ilgi, alakası ve en çokta olgun tavrı ile hepimizi kendine bağladı. Lavin biraz patavatsız çokça destekçi o arkadaştı ve iyiydi. Nazlı seni anlıyor ama durumu kabullenemiyorum. Aldatan erkekler, hükmü koyan erkekler. Geberin lütfen. Gerek yok size bu dünyada! Ya şiir okuyan adam nasıl kötü olabilir? Bir yanda yüzüne tükürmek istediğin adam müsveddeleri bir yanda Boran gibiler.. Şimdi birkaç kişi çıkıp 'Sen bu kitabı mı beğendin?' diyeceksiniz biliyorum.
Kül ve Gece MavisiZübeyde Özdemir · Kitap Müptelası Yayınları · 20252 okunma
Dervişin Teselli Koleksiyonu 2
Puan vermedi·248 syf.··
2024 34. kitabı
“Teselli” kelimesinin iyileştirici bir gücü olduğunu düşünüyorum. Bu kavram bana “yumuşak” ve “incitmeden” kelimelerini çağrıştırıyor. Bu nedenle de bu kelime dahi bana göre iyileştirici. Ki Yazar Dervişin Teselli Koleksiyonu şeklinde 3 kitap yazmış ve her bir kitap kendi içinde bir dünya. Bu kitapta her bir bölümde bir kavramın tesellisi ele alınarak açıklanmış. Metanet, iman, akış, fıtrat, çile, vefa tesellisi gibi. Her bir başlıkta insanın ruhuna iyi gelen, ruhu iyileştiren hikayeler, bakış açıları ve sözler var. Hayatımızda kaybettik gibi gördüğümüz, bir türlü ulaşamadığımızı sandığımız ya da sürekli olumsuz olaylar yaşadığımızı düşündüğümüz anlarda; kitaptaki bakış açılarından biri bile gerçeği fark ettirmeye yetecek, gönül gözümüzü açacak güçte gerçekten. Okurken bunu düşündüm. “Olumsuz” diyerek etiketlediğimiz ve kendimizden uzak bir yerlere taşıdığımız olaylar ve durumlar sadece bizim nazarımızda “olumsuz” ve bu nedenle uzaklaştırdığımızda rahatladığımızı düşünüyoruz, oysa ki hata burda başlıyor. Yazarın dediği gibi “Hatırlamak da unutmak da sanattır.” Neyi hatırlayacağımız ve neyi unutacağımıza kendimiz karar vermek kaydıyla. Hayat seçimlerden ibaret ve biz seçimlerimizi farkındalıklarımız ölçüsünde yapabiliyoruz. Farkındalığımızı ne kadar genişletebilirsek, seçimlerimiz o ölçüde isabetli olur yaşamda. Şükür….Yaşamın olmazsa olmazı şükür. Kitabı okurken kendi yaşamımda ilk önce musibet olarak gördüğüm bir olayın sonradan şükür sebebi olduğunu fark ettim ve fark ettiğimde çok şaşırdım. Hemen musibet olarak etiketleyivermiştim. İçinde bulunduğum o an bu olay için şükretmiştim, çünkü burdan farklı bir kapı açılmıştı bana ve o an o kapıyı görmüştüm. Bakış açısının içinde bulunduğum durumu bu denli değiştireceğini bilmiyordum, bu açıdan da bu farkındalık benim
Dervişin Teselli Koleksiyonu 2Mecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 20221,940 okunma
Demren
10/10
·472 syf.·
2024 34. kitabı
"Anılar hatırlanmayınca tükenir." Kitap tek kelime ile muazzamdı. Konusu kurgusu karakterleri olay örgüsü düşünceler bu kadar ince detayla yazılması harika yazarın kalemine sağlık. Kitap bitmesin istedim fakat bitti. Hem güldürdü hem ağlattı. Kitabın çoğu yerinde kaybettiğim en değerlim ile olan anılarımı hatırladım. Onunla yaşadığım güzel anlara minnettarım.
1000Kitap
DemrenGamze Ertem · Otantik Kitap · 202130 okunma
Reklam
Reklam