Davul, zurna, ey gaziler, sokaklarda kalabalık.. hem oynayan, hem bağıran, hem de yürüyen coşkun ve genç askerler.. kendilerini nasıl bir akıbetin beklediğini bilmeyen ve “ya Gazi, ya şehit!” Diye bağırdıkları halde ölümü akıllarına bile getirmeyen zavallılar.. hayatın yeknesaklığı içinde birdenbire beliriveren bu korkunç değişikliği gülerek kabul eden, ona koşan ve ne için, kimin için ölmeye gideceklerini, nerede ve nasıl öldürüleceklerini sormayı asla akıllarına getirmeyen kahramanlar...
Sonra bu fakir işçilere bu köpek muamelesini yapmaya neden luzüm görüyorlardı? Evet, Allah onları bir kere fıkara yaratmıştı, bunda kimsenin kabahati yoktu, fakat onlar böyle yaratılmışlar diye niçin tepelerine binmeli, onları adam yerine koymaktan niçin çekinmeliydi? Ya Allah bu ağaları ve ağazadeleri de fıkara yaratsaydı? Öyle ya, madem ki hepsini Allah yapıyordu.. o zaman kendilerine aynı muamelenin yapılmasını isteyecekler miydi?