bilge

bilge
@delikanliperi
ankara
12 Mart
113 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
"Bazı günler ateşin üzerine eğilebiliyor ve saçlarını bile yakmıyordu; diğer günlerde, parmak uçlarını koruyacak kadar bile konsantre olamadığında, boşluğa daha da yaklaştığını hissediyordu. Buna engel olamıyordu. İçine dönmek, içini kavramak, sonunda onu o yere götürüyordu - sanki yüzeyin altında çağlar boyu uğuldayan ilkel enerjinin olduğu derin, karanlık bir kuyuya bakıyormuş gibi hissettiren önünde duran o engin güce. Bekliyordu. Onun için."
Sayfa 275·Kitabı okudu
bilge isimli okura yanıt verildi
bilge
"Ama yine de çalışmaya devam etti. Boşluğun gücüne dokunmanın cevap olduğunu varsaymak yeterince iyi değildi -eğer sadece bir şansı varsa ve işe yaramazsa, o zaman her şey boşa olurdu. Çoğunlukla kendine güvenmeyi ve boşluğu son seçenek olarak kullanmayı tercih ediyordu. Büyüsü her geçen gün gelişiyordu, öyle ki tüm vücudunu yanmaktan koruyabileceğinden emin olmuştu."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Bazı günler ateşin üzerine eğilebiliyor ve saçlarını bile yakmıyordu; diğer günlerde, parmak uçlarını koruyacak kadar bile konsantre olamadığında, boşluğa daha da yaklaştığını hissediyordu. Buna engel olamıyordu. İçine dönmek, içini kavramak, sonunda onu o yere götürüyordu - sanki yüzeyin altında çağlar boyu uğuldayan ilkel enerjinin olduğu derin, karanlık bir kuyuya bakıyormuş gibi hissettiren önünde duran o engin güce. Bekliyordu. Onun için."
Sayfa 275·Kitabı okudu
bilge
"Bu güce isteyerek erişmek - onu kabul etmek, kucaklamak- onu inanılmaz derecede korkutuyordu. Ama sonunda, başka seçeneği olmayacağına dair içini daraltan bir his vardı. Bir kez daldı mı yeniden yüzeye çıkamayacağını biliyordu."
"Kendisine küçük bir oda tahsis ettim; buraya bir yatak, tahta bir masa ve birkaç tabure koyduk. Görünüşe göre bunlar onun için oldukça gereksizdi çünkü yere çömelmeyi ya da daha sık olarak yatağın üzerinde bacaklarını Türk tarzında kıvırmayı tercih ediyordu."
Sayfa 385·Kitabı okudu
bilge
"En sevdiği yer sobanın yanındaki köşeydi. Odun yığınının yanına oturur ve saatlerce ateşe bakardı. Odadaki her şey ona yabancıydı ve sadece yanan odunlar ona memleketi taygayı hatırlatıyordu."
"Su." diye yanıtladı basitçe. "O oynayabilir, o ağlayabilir, o şarkı söyleyebilir." Bu ilkel ruh suda yaşayan bir güç gördü; onun sessiz akışını gördü ve sel zamanındaki kükremesini duydu. "Bakın." dedi Dersu, ateşi göstererek. "O da aynı adam."
Sayfa 47·Kitabı okudu
bilge
Ateşe baktım. Odunlar çatırdıyor ve parlıyordu. Ateş uzun alev dillerine dönüşüyor, sonra kısa alev kümelerine dönüşüyor, bir an parlak, bir an donuk oluyordu; korlardan kaleler ve mağaralar oluşuyor, sonra her şey yıkılıp yeniden başlıyordu. Dersu sessizce oturdu ve ben 'canlı ateşe' baktım.
"Erkekler kadınlardan nasıl da korkuyorlar! diye düşündü, son açan güller arasında yürürken. Teker teker değil ama kadınlar bir arada konuştuklarında, bir arada çalıştıklarında, birbirleri için konuştuklarında -- adamlar bunda bir komplo, bir fitne, bir baskı, kurulan tuzaklar görüyorlardı."
Sayfa 163·Kitabı okudu
bilge
"Tabii ki haklıydılar. Kadınlar, kadın olarak, bir sonraki neslin rolünü almak zorundaydılar, bu neslinkini değil; onlar erkeklerin zincir olarak gördükleri bağlantıları, kölelik olarak algıladıkları bağları dokurlardı."