Başta bu ne böyle ya diye biraz tepki gösterdim ama birkaç bölüm sonra kendimi tamamen içine çekilmiş buldum. Witcher’dan alışık olduğum o keskin diyaloglar ve alaycı anlatım burada da var ama bu kez fantastikten çok tarih ön planda diyebilirim. Orta Çağ Avrupası çok kirli, çok kaotik ve hiç romantize edilmemiş; karakterler de buna fazlasıyla uyuyor. Reinmar’ı sevmekle ona sinir olmak arasında gidip geldim ama zaten Sapkowski’nin olayı biraz da bu gibi. Kolay okunan bir kitap değil ama sabır verirsen karşılığını fazlasıyla alıyorsun. Size de şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Modern hayatın gri duvarları arasında sıkışmış herkes için yazıldı.
Lilit’in hikâyesi, senin de hikâyen olabilir...
Gerçekle yüzleşmeye cesaretin var mı?
Şimdi tüm kitapçılarda!
#YusufAlper #DelilerKulesi #YeniKitap #KitapÖnerisi #Roman #KadınHikayesi #TürkEdebiyatı #KitapAşkı #İnstakitap #EdebiyatSeverler
Sadece canlılar mı birbirini severler cansızların, toprağın, taşın, bina ev ve kulelerinin hiç aşık olduğunu duydunuz mu? Efsane buya, Galata kulesi de kız kulesine deliler gibi aşıkmış. Onu her gün uzaktan uzağa hayranlıkla seyredermiş. Galata kulesi'nin etrafındaki yüksek binalar yapılmaya başlayınca kız kulesi'ni göremez olmuş. Bunun üzerine Galata kulesi boyunun uzamasını dilemiş Allah'tan. İçi bir yana dışını da kasıp kavuran emsalsiz aşkları dualarının kabul edilmesini sağlamış ve günden güne boyu uzamış. O kadar ki uzadıkça uzamış, civardaki en yüksek bina Galata kulesi olmuş. Hiç kavuşamayacağı sevgilisini artık rahatça görebiliyormuş...