...tedirginlikle fark ettim ki kendimi bu huzurlu ölüler aleminde, dışarıda yaşayan o şehirden daha fazla evimde hissediyordum. Şehir gerçekten yaşıyor mu yoksa incelediğim arkebüzlü eski askerler gibi vitrinlere hapsedilmeden önce biraz daha tepinmelerine izin verilen figürler için bir oyun alanı mı, çok da emin değilim.
Senin aşkın senin. Sana ait. Aşkını reddetse bile onu değiştiremez. Sadece ondan faydalanamaz, hepsi bu. Verdiğin Momo, sonsuza dek senindir. Sakladığın ise ebediyen yitmiştir.
20. yüzyılın son yirmi yılında Çinliler ve Batılılar gelecekteki enerji geçişi ve dijitalleşmeye ilişkin işleri kendi kendi aralarında paylaşmışlardır: Çinliler green tech bileşenlerini üretmek için ellerini kirletirken Batılılar onların ürettiklerini satın alıp çevre konusunda doğru davranmakla övünebilecektir. (...) Bir tarafta pis olanlar, öteki tarafta da temizmiş gibi yapanlar duruyordu.