daryā

daryā
@demdemeci
Kişisel kitaplığım ve fikirlerim. Kızıma bırakacağım en güzel miras kitaplarımdır... Varlık->985 Hedef->1000
Türkçe Öğretmeni
Kastamonu Üniversitesi /2015
1081 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
İleride mutlu günler bekliyor bizi...
8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2023 02:13
Aslında öğretmen bile olmayan bir öğretmenin, "Düyşen'in" hikayesi... Öğrenmek güzeldir, okumak eğlenceli, keyifli ve haz verici bir eylemdir. Ancak öğretmek, anlatmak, eğitmek bir yetenek ve arzu işidir! Düyşen tam olarak bu azim ve arzuyu taşıyor. Tam donanıma, dolu bir eğitime sahip olmamasına rağmen bu görevi severek üstleniyor. Askerde öğrendiği ne varsa, köydeki çocuklara öğretmeyi amaçlıyor. Dönemin parti kolları üyesi olan Düyşen'in öğretmenlik hikayesi oldukça dokunaklı. Hikayemizi de Düyşen'in, gözlerinde bir parıltı gördüğü, çok başarılı olacağına inandığı öğrencisi "Altınay'ın" gözüyle izleyip okuyoruz. Sovyet Rejimi iyi çalışır, gençlik kollarında her okuma yazma bilen kişi görevlendirilir, kullanılır amaç halkı kalkındırmak, uyandırmak Lenin'e bağlamak. Parti Gençlik Kollarından aldığı görevlendirme ile Düyşen de bir köydeki çocuklara okuma yazma öğretmeye gider. Bu arada adam tam bir Lenin hayranıdır. Ona olan saygısını, sevgisini kitabın çoğu yerinde görmek mümkün. Adamın fotoğrafına bile gözleri dolarak gururla bakan bir adam Düyşen. Öğrencilerini de bu minvalde eğitmeyi kafaya koymuş. Gel gelelim eğitim vermek istediği köydeki halk; ne eğitimi önemser, ne okuma yazmayı, ne de Düyşen'i... "Okumak bizim gibi halkın değil, bizi yöneteceklerin işine yarar. Öyleyse fazla kafa ağrıtma!" (s.21) Düyşen köylüden beklediği desteği göremez. Yinede pes etmez çünkü tam bir görev adamıdır. Derme çatma bir damı sınıf haline sokar. Zor bela okul yapar. Eğitime başlar, kapı kapı dolaşıp köyden öğrenci topar... Çocukları okula götürebilmek için dereden karşıya taşır... Onca çile çeker... Ne için? Daha iyi bir gelecek için! Düyşen'in karakteri çok hoşuma gitti. İdealist, kararlı, gözü pek, cesur ve temiz kalpli birisi. Okurken karakterle bağ
İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202110,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşamak öylesine yalancı ki!
8/10
·216 syf.··
2025 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 11:59
Çok başarılı yazarları olmasına rağmen, zevkimce Amerikan edebiyatının yükünü sırtlayan yazardır Steinbeck. Değindiği konular hoşuma gider, anlatımını içten, akıcı ve güzel bulurum. Kült sayılan eserleri dışında; Fareler ve İnsanlar, Sardalye Sokağı, İnci gibi eserlerini okumuş ve çok beğenmiştim. Yoksulluk, ezilmişlik, hayatın sefil tarafı, inanç, umut, azim üzerine bir çok şeye rastlayabilirsiniz eserlerinde. Gerçekçi bir yazar. Okurken de hissediyorsunuz, hayatın gerçeklerini. Toplumcu gerçekçi anlayışı her eserinde zuhur ediyor. Bahsi geçen kitabına gelecek olursam: "Cennet Çayırı (vadisi)" kitabımız cennet gibi tasvir edilen çok verimli ve görsel bir şölen gibi gözler önünde uzanan bir vadide yaşanan olaylar ve insanların hayatlarını konu alıyor. Betimlemeler ve tasvirler gerçek gibi her noktanın gözlerinizin önünde canlanmasına olanak sağlıyor. Yazar bu konuda tam bir ustalıkla resital sunuyor okuyanlara. Diyaloglardaki kişilerin, konuşma esnasındaki jest ve mimikleri bile resim çizer gibi anlatılıyor. Cennet Çayırı adı verilen bu vadide bir sürü insan yaşamakta çoğu çiftçilikle uğraşan, hayatın telaşında olan sıradan insanlar. Sadece bu vadide yaşayan insanlara değil, hayatın süreciyle yolu buraya düşen, uğrayan insanları da görüyoruz. Kimi kısa süreli kimi uzun süreli... Herkesin başka bir öyküsü var. Kitabın bölümlerinde farklı farklı kişilerin hayatlarına dokunuyoruz. Ortak noktaları Cennet Çayırı. Cennet diye tasvir edilen bu yerde herkes bir şekilde , hırsları, ihtirasları, iki yüzlülükleri, yalanları ile kendi cehennemini yaşıyor... Olaylar ve hikayeler birbirinden bağımsız gibi görünsede ana çerçevede hepsi bağlantılı. Kitabın dili ve anlatımı güzel ve anlaşılır. İnsanı sıkmadan, keyifli bir okuma geçirmenizi sağlıyor yazar. Betimlemeler
Cennet ÇayırıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,118 okunma
Onlarsız gelecek olmayacağını bilmiyorlardı...
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 17:19
Kitap daha önce, "Zor Şey Tanrı Olmak" adıyla 1993 yılında basılmış. Ben İthaki Bilimkurgu Klasikleri için yeniden basılan, "Tanrı Olmak Zor İş" versiyonunu okumuş oldum. Yazarlarımız iki kardeş, Arkadi ve Boris Strugatski İki kardeşin bir kitabı yazması bana ilginç geldi. Ne bileyim, 'Bir cümleyi yazdım gerisini sen getir.' , 'Bu bölümü de sen yaz.' falan mı diyorlar vallahi ilginç... Ama ortaya çıkan eser ve eserler güzel. Adamlar Sovyet Rusya döneminde kitap yazmışlar. Kitaplarında ülkelerindeki siyasi buhranı, politik yapıyı eleştirmişler. Yazarları biraz araştırdığımda aslında amaçlarının, tarihe yeni bir Üç Silahşörler kazandırmak olduğunu ama ortaya bu eserin çıktığı gördüm. Amaçları neydi ne olmuş. Ama kötü olmuş diyemem tabikii... Kitapta, Sovyet Rusya döneminin yükünü sırtlanmışlar, harika teoriler ve tespitlerde bulunmuşlar, acımasızca toplumu eleştirip, yönetime kafa tutmuşlar... Okuru bilinçlendirme amacı taşıdıkları hissediliyor. Okuyucuya bilmedikleri kavramları, olguları, durumları anlatmayı amaçlıyor gibiler. Kitabı konu olarak beğendiğimi belirtip, tek olumsuz eleştirimin diline ve anlatımına yönelik olduğunu not düşeyim. Bilimkurgu klasiği okumayı severim. En sevdiğim edebi tür Fantastik edebiyatın peşine, Bilimkurgu edebiyatıdır. Yani okumaya aşina olduğum konular ve üslup diyebilirim. Ancak bu kitabı okurken oldukça zorlandığımı belirteceğim. Anlatıma dahil olmadım, benim deyimimle su gibi kapılıp gidemedim. Yavaş, ağır aksak bir okuma ile bitirdim kitabı. Zaten adamların Rus olduğunu kitapta geçen zibilyon tane karakterden bile anlayabilirsiniz. Diyaloglar, konuşmalar, durumlar arası geçişler, gerçek mi hayal mi olayları, biraz zorlaştırdı okumamı. Yinede konusu için okumaya değer görüyorum. Kitapta geçen olaylar başımıza gelmeyecek
Tanrı Olmak Zor İşArkadi Strugatski · İthaki Yayınları · 20181,575 okunma
Yalnızlığa alışmaktan korkar gibi oldum...
6/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 13:16
Eser Türk Edebiyatı'nın ilk yol romanı olma özelliğini taşıyor. Yani kitap baştan sona yolda geçiyor. Başta böyle söyleyince sıkıcı gelebilir, tek mekanda çekilen filmler gibi düşünün. Bayram şoför koltuğunda bizde sağ koltukta yola çıkıyoruz. O anlatıyor biz dinliyoruz. Dil çok akıcı ve güzel kullanılmış. Yöresel kelimeler ve şive, günlük ağız kitapta sıklıkla var. Ama bu anlatımı boğacak şekilde veya sıkılmaya sebebiyet verecek düzeyde değil. "Cakayı bırak, bokoğlu bok! Canımı sen vermedin. Sürdürürüm piyadeye haaa! Anam avradım olsun sürdürürüm!" (s.13) Yazarımız Ağaoğlu, dolgun bir eğitime sahip. Eğitimi sonrası iş hayatı da oldukça takdire şayan. TRT'de çeşitli mevkilerde görev yapmış çalışmış. İdeolojik fikirlerini eserlerine yansıtmaktan hiç çekinmemiş. Fikirlerine ve düşüncelerine uymadığı noktada her şeyi elinin tersiyle itebilecek iradeye de sahip bir yazar. Zira dönemin TRT Radyo Dairesi Başkanlığı görevinden, özerkliğine el koyulmasından dolayı istifa etmiş. Takdir edilesi bir duruş... Kitaba dönecek olursak: Kahramanımız Bayram ve onun canı gibi sevdiği sarı Mercedes'i Balkız. Başta da söylediğimiz gibi kitabımız bir yol romanı. Baştan sona yolda geçiyor. Bayram anası babası ölünce amcasının sahip çıktı bir garip. Amacı Almanya'ya gitmek 'sarı taksi' almak. Amacına da ulaşıyor elbet. Ama neleri feda ederek, nelere göğüs gererek... Bayram karakteri üzerinden gurbetçi kavramının tüm olguların yazar okuyucuya aktarmayı başarmış. Bizde Bayram'ın Almanya'dan Ballıhisar'a dönüş yolculuğunda ona eşlik ederken, gurbetçilerin çektiği her zorluğu, yaşadıkları şartları görüyoruz. Bayram yol boyunca yaşadığı, gördüğü olaylarla geçmişe gidip hayatından an'lar hatırlıyor ve bize aktarıyor. Bilinç akışı tekniği çok başarılı kullanılmış. İçsel diyaloglar
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Boğaziçi Üniversitesi Yayınları · 20252,524 okunma
Hayat bu. Ne olacağını bilemezsin...
8/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 23:56
Yine kendisini ve kalemini, kitaplarını çok beğendiğim bir yazar... Mustafa Kutlu Öyle hayatın içinden, öyle perdesiz gerçekleri anlatıyor ki, 'Sanki bunu ben yaşadım.' diyebiliyorsunuz. Anlatımı gayet içten, samimi, dupduru. Türkçeyi çok güzel kullanıyor. Bunun için bile okumaya değer. Efendime söyleyeyim kitap sondan başlayıp başa gidiyor. Bu tekniği severim. Benim için merak çürüten bir yanı yok. Kimisi olayın sonunu okuyarak kitaba başlayınca sıkılır. Ben onlardan değilim sanırım... Bir cenaze için cami avlusunda toplanan kişilerle başlıyoruz. Bu satırlar okunurken aslında toplumda ki cenaze algısına da ucundan eleştiri yapmıyor değil. Ölümü doğal, olağan ve kesin son olarak anlatması çok yerinde ve güzeldi. Evet ölümü anlatan bir kitaptaki satırlarda pekâlâ güzel olabilir. "Ne çırpınıyorsun kardeşim sen de sonunda imamın kayığına bineceksin..." (s.7) Kitap paşazade Arif Bedir Bey'in hikayesini bizlere aktarıyor. Çocukluğundan ölümüne kadar hayatının inişli çıkışlı her dönemine tanıklık ediyoruz. Oldukça keyifli bir çocukluk dönemi geçirmiş. Bu satırlarda mahalle olgusu, arkadaşlık olgusu üzerine harika tespitler ve çıkarımlar vardı. Herkesten farklı bir çocukluk geçiren Bedir'e yer yer hak veriyoruz bazen de üzülüyoruz. Babası varlıklı ama sorumsuz. Anası varlıklı ama pek iş bilmez bir hatun. Mahallede çok da arkadaşı yok, zira pek de arkadaş olunacak bir yapısı yok zat-ı muhteremin... Neyse efendim tahsili iyi, eğitimi doyurucu... Bu sıralarda gönlüne düşen ilk sevda tanesine de tanık oluyoruz ama sonuca varmıyor elbet. Yurt dışlarına gidip gelen Bedir arkadaşlarıyla iş kuruyor ticarete atılıyor... Başından türlü türlü işler geçiyor. Hem zirveye çıkıyor, hem dibi görüyor. Bazı bölümlerde cenaze için cami avlusuna gelen arkadaşlarına(tabut içinden) söylediği sözler
Hesap GünüMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20152,132 okunma