9/10
·110 syf.··
2026 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:32
Kitabın sonunda Meursault’ya tamamen hak vermek mümkün değil çünkü birçok tavrı rahatsız edici. Ama buna rağmen onun anlaşılmamışlığını ve yalnızlığını çok net hissettim. Asıl dikkatimi çeken şey, hayatı boyunca kayıtsız görünen bir insanın, mahkemede ilk kez gerçekten kendisinin anlaşılmadığına içten içe üzülmesi oldu. Adının hakkını veren bir kitapti . Her ne kadar yer yer sinir etsede . AZ SPOİLER Evlenme mevzuunda da farketmez deme be adam ! .
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
Elçiye zeval olmaz??
3/10
·328 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 23:53
Merhabalar efendim,bugün okuması benim için çok zor olan bir kitabın incelemesi ile geldim size.İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk sayfalarından itibaren belliydi benim buna inceleme yazacağım.Nedenini inceleme içerisinde açıklamış bulunacağım zaten,o hâlde bölumlerimizi tanıtmaya geçelim,isteyen istediği adrese yönelsin 1.BÖLÜM:Neden Bu Kitap? 2.BÖLÜM:Kitaba dair az buz spoiler içerebilen yorumlarım 3.BÖLÜM:Elçiye zeval olmaz mı? 4.BÖLÜM:Kapanış 1.BÖLÜM Sudenaz birçok türde kitap okumayı sever,hatta buna özellikle dikkat eder.Yani aslında dönüp "Sudenaz bunu okumaz ki" diyebileceğimiz kitap sayısı oldukça azdır.Bu kitaba gelirsek...Bu kitapla herhalde yan komşumuz,biricik ablam,yağlamaya fısıldayan kadın olmasaydı baksam da görmeyip diğer kitaplarla ilgileneceğim bir kitap olurdu.Geçen sene bu zamanlar ona okuduğum kitaptan,kitaptaki sömürgeden bahsetmiştim.O da "aaa demek bu konulara ilgilisin,o zaman bunu çok beğenirsin" dediydi.Alış,o alış. 2.BÖLÜM Genelde bu bölüme içten içe bir sevinçle gelirim,"hadi yazalım bakalım kıvamında" fakat buna...buna yorum yazmak o kadar zor ki.Karşımda bir arkadaşım olsa ve ona anlatsam çok kolay olurdu halbuki.Çünkü yapacağım şey ağzıma geleni söylemek " ha bir de..şu vardı" diyip örneklendirmek olurdu.Kesinlikle kafa karıştırıcı ama sohbet için garipsenmez,hatta arkadaşımın anlık tepkileriyle güzel bir diyalog olurdu.Velhasıl şu an yazacaklarım oldukça karışık ve hebele hübele sinirden ne diyeceğini şaşırmış vaziyette gelebilir.Beni okurken en çok zorlayan bu olayın gerçek hikâye olarak aktarılması.Zorlandığım kısımlarda tabii ki sömurgenin vahşeti ve gerçeği var fakat ondan ziyade neyin ne kadar gerçek olduğunu bilmememden kaynaklanıyor.Belki karakterler gerçektir fakat o diyaloglar,o betimlemeler...Aman Allah,bu konuda akıllara
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkes için ve hiç kimse için
8/10
·335 syf.··
Beğendi
·
2026 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 17:24
"Herkes için ve hiç kimse için" Böyle söyledi Zerdüşt. Başlığı bile etkileyici. ✯Bellisperennis✯ ile birlikte okuduğumuz bu keyifli yolculuğun incelemesini de değerli arkadaşım ile birlikte paylaşmanın heyecanını yaşıyorum. Kitapta bilge Zerdüşt on yıllık inzivanın ardından bilgeliğini paylaşmak için insanların arasına döner. Derin felsefi düşüncelerini ve bilgilerini metaforik bir üslupla insanlara anlatır. "Üstinsan, ebedi dönüş ve güç istenci" kavramlarını işler. Nietzsche'nin bu karmaşık felsefi kavramları okurlarına Zerdüşt tarafından etkileyici ve sürükleyici bir şekilde aktarılmış. Oldukça öğretici, sorgulama özelliğimizi ortaya çıkaran mükemmel bir eser. Kendimden çok şey buldum, hayatımda nerelerde, nasıl hatalar yaptığımı görebildim desem yine de eksik kalır tarif etmeye. En önemli farkındalığım da; iyi niyetimin dozunu gereksizce, yersizce artırdığım yerleri hatırlamak oldu. Bu anlamda kendi değerlerimi yeniden tanımlamak anlamında çok şey öğrendim. Kitap, ayrıca insanın sürüden ayrılması ve tam bir birey olmasını da yeri geldikçe vurguluyor. Tarz olarak felsefe ve edebiyat iç içe geçmiş, şiirsel anlatımlar ilave edilmiş. Biz çok beğenerek, etkilenerek okuduk. Kendi değerlerinin farkına varmak isteyen herkes de mutlaka okusun. Keyifle okunsun... ✯Bellisperennis✯ Böyle Buyurdu Zerdüşt hakkında şunu söyleyebilirim: Ben Friedrich Nietzsche’yi hâlâ tam anlamıyla anlayabilmiş değilim… diyorsanız eğer hemen bu kitaba gel. Bu kitap resmen Nietzsche’nin bütün kitaplarının “toplanmış kaos paketi” gibi. Okurken bir sayfa “adam haklı galiba” dedim, diğer sayfa “yok artık Nietzsche sakin ol” diye kitaba baktım. Ama işin kötü tarafı, çoğu yerde hak vermeden de edemedim. Özellikle insan ilişkileri konusunda attığı bazı cümleler o
1000Kitap
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 152. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 15:57
Türkiye’nin İstiklal Marşı, Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılmıştır. İSTİKLÂL MARŞI Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım; Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar; Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar, “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!
1000Kitap
Uruk'un Ölümsüz Kralı GılgameşRobert Krugmann · Yurt Kitap Yayın · 2003152 okunma
acı çekiyorum. (spoiler var sonra ağlanmayın bana)
Puan vermedi
Merhabalar. Kitapları gömmekten zevk aldığımı falan söylemiyorum ancak eleştirilerimde elbette bundan zevk alan bir akıl hastası gibi göründüğümün nitekim farkındayım. Şimdi de bu kitabı kesinlikle yerden yere vurmaya hazırım, keyif alıyorum :) (başlık tam tersini söylüyor.) Nasıl Başlıyor? Kitap karakterimiz Işıl Atabey'in Fransa'daki sergisinde başlıyor. Yaptığı tablolardan bahsediliyor, en sevmediği tablonun Şafak Vurgunu olduğu anlatılıyor ve ardından bir saldırıda tabloların alındığı her şeyin darmaduman olduğunu okuyoruz. Işıl da bu saldırıda yaralanıyor. Ardından yurtdışındaki karakterimiz apar topar Türkiye'ye döndürülüyor. Babası ise Atilla Atabey, dikkatleri hemen burada üzerinize topluyorum babası Genelkurmay Başkanı. Kızının ve ailesinin üzerinde bela olduğunu anlayan baba Atabey, daha sonra mükemmel bir fikirle çıkagelir: kızını Binbaşı (35 yaşında binbaşı?) Ecevit Demirhan ile evlendirmek. 1-Mantık Hataları 'Çok mantık hatası var' diyerek bitirmeyeceğim bu eleştiriyi aksine baya baya uzatmak istiyorum. İlki, 35 yaşında binbaşı olmaması. Bu durum istisnalar dahilinde oluyor, normalde 37 yaşında binbaşı olması gerek. Ayrıca hem 'özel timde' hem de TSK'da çalışan bir binbaşı olması da... (fantezi). Not: Özel timde tropik adada kertenkele ve kaplumbağa yiyorlar. Maldivler tatili. Kızının saldırıda parmağı olan kişilerin uyuşturucuyla alakalı olduğundan bahsediyor baba Atabey. Bir operasyon onayı verileceği sırada bu saldırı gerçekleşmiş, içeride köstebek var falana kayıyorlar ama burada bir durdum ve direkt sizi başa alıyorum, Genelkurmay başkanı olmasına. Bir Genelkurmay başkanı, uyuşturucu operasyonuna onay veremez. Kitabın başlarında gördüğüm bu yerde direkt daha derin anlatılması gerekiyordu. Neden? Dediğim gibi bir Genelkurmay başkanı
Şafak VurgunuŞevval Demirdöğer · Pukka Yayınlar · 2026158 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma