“Pek çok insan beklenti yükledikleri insanları sevdiğine inanıp, aralarındaki bağı gelişip zenginleşmesine katkıda bulunmasına rağmen o insanlar tarafından ‘yaşatılmayı’ bekleyebiliyor.Oysa, aslında, hayatımızın ilk dönemlerinden bugüne taşıdığımız alacaklarımızı, yetişkin insan olarak kurduğumuz ilişkilerden ‘tahsil etme’ hakkına sahip değiliz.”
“Hikâyesi olmayan insanlar, hikâyesi olmayan nesnelerle birlikte yaşamayı seçebilirler.Ama bu arada olan, tüketim yarışına kapılıveren yoksullara oluyor, yeniyi edinememeyi eksiklik olarak yaşamanın ezikliğiyle ya da hayatlarını taksitlerine endeksleyerek.Gerçek trajediyi yoksulluğun açlık sınırında olan insanlar yaşıyor, gelecek duygusunu tümden kaybetmenin getirdiği yabancılaşmayla.”