"O zaman aşk yasak bir mal bir gibi, barut ve zehir gibi, gizli kapaklı, elden ele, fısıldaya, sobeleşe, bin zorlukla satılırdı. Uzun uzun beklemek, özlemek, korkular, ürpermeler geçirmek icap ederdi. Şimdi diş fırçası alır gibi camekânda seçiyor, şöyle elimizde bir yokluyor, çantamıza atıyoruz. Yarın bir başkası, öbür gün daha serti yahut daha yumuşağı. Çeşit çeşit, mebzul ve zahmetsiz!"