Okumak Üzerine
Ne vakit ruhuma bir sızı Bedenime bir ağırlık çökse Kitapların o eşsiz dünyalarına sığındım Fakat buna rağmen teselli bulamadım Zira şöyle demişti büyük kahraman Martin Eden: "Bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü." Ensari Toprak
Not almak için açtığım eski bir defterde 4 sene önceki yazdığım iki yazıya denk geldim. Birinde hatırlıyorum bir psikoloji videosu izlemiştim Beyhan Budak'tan: "Kendinize Dair Gizlice Gurur Duyduğunuz Her Şey" sorusunun cevabını kendinize verin ve yazın demişti. Yıllar öncesinden kendime yolladığım güzel bir not oldu bu. Deneyin...
Duygu ve Düşünce
Reklam
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 🌷Doğrusu, Sebe’ kavmi için yaşadıkları diyarda çok önemli bir ibret dersi vardı. Oturdukları vâdi sağından solundan, iki taraflı uzayıp giden güzel bahçelerle çevrilmişti. Peygamberleri onlara: “Rabbinizin size bahşettiği nimetlerden yiyin ve O’na şükredin. İşte sizin için ne hoş bir memleket, ne kadar da bağışlayıcı bir Rab!” demişti. 15 Fakat onlar bu dâvetten hoşlanmayıp, şükürden yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine, barajlarını yıkan meşhur Arim selini gönderdik de onların o güzelim bahçelerini buruk meyveli, acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan virâne bahçelere çevirdik. 16 Nankörlükleri ve peygamberleri yalanlamaları yüzünden onları işte böyle cezalandırdık. Biz zâten çokça nankörlük eden inkârcılardan başkasını cezalandırmayız. 17 Onların yurtlarıyla bereketlerle donattığımız Filistin-Şâm diyarı arasında âdeta sırt sırta vermiş ve biri diğerinden görünebilen nice beldeler meydana getirdik; bunlar arasında da düzenli ve sistemli ulaşım imkânları sağladık. Kendilerine: “Oralarda gece gündüz güven içinde gezip dolaşın!” buyurduk. 18 Fakat onlar: “Rabbimiz! Seyahatlerimizde konaklama yerlerimiz arasındaki mesafeyi artır” dediler ve işledikleri günahlarla kendilerine yazık ettiler. Biz de onları nesilden nesle bir ibret levhası hâlinde aktarılacak efsânelere çevirdik ve tamâmen parçalayıp bölük bölük her tarafa dağıttık. Şüphesiz bunda zorluklara sabredip nimetlere çokça şükretmesini bilen herkes için nice ibretli dersler vardır. 19 #Tefsir: 📖 📖 Önceki kıssada Allah’ın verdiği nimetlere şükreden iki güzel kul misal verilmişti. Şimdi ise ilâhî nimetlere nankörlük eden bir kavim misal verilmektedir. Bu, Sebe’ kavmidir. Sebe’, Yemen’de yerleşmiş bir kabilenin ismi idi. Başkentleri bu günkü San‘a civarında yer alan Ma‘rib şehri
İlkokul çocuğuna anket ödevi ve biraz da sistemin gerçekleri
Bugün bizimkiler dışarıya dağılırken ilkokula giden kuzenim kapıyı çalmış "Merhaba, benim ödevim var. Anket yapmam lazım, bir şeyler yapacağım. O yüzden buradan -listeyi gösteriyor- en sevdiğin yemeği seçer misin?" dedi. Listeye bakarken "Nasıl bir şey yapacaksın, yoksa seçtiğimi mii?" deyip onunla uğraşırken "Öyle değil, sadece çoğunluğu bulmak için." dediğinde güldüm. "Hmm, şimdi burada patates var kızartma mı yoksa haşlama mı ya da sarma etli mi yoksa zeytinyağlı mı?" diye biraz sıkıştırıp tepkisine bakarken "Kızartma da haşlama da patates, onların da ikisi sarma. O yüzden isteğine göre seçebilirsin." deyip rolümü çalarken "Ben tost diyorum. İçinde malzemesini bilmediğim için önüme ne geleceği belli değil ama neredeyse her çeşidini severim." deyip birlikte gülerken "Seçim yaparsan açık ve net olsun tamam mı, değilse seçme. Ben sen sordun diye seçtim birini. Yoksa o kadar yüzeyde kalmış bir şeyi seçmem." deyip ona tatlı bir bakış atarken "Haklısın, onlar öğrencilere öğretecek kadar bile bilmiyor. Nasıl kitap çıkarıyorlarsa?" demişti. Her çocuk gibi o da ödev yapmaktan fırsat bulunca yakınıp bir şekilde laf sokacak. Çünkü arada benle takılıyor: Önüne eğitim diye konulanı da sorgulayacak. Artısını ve eksisini ölçecek. Nasıl bir sistem içinde olduğunu anlayacak vs. Onlar ilkokul için yüzeyde tutup alıştırma yapıyor ama kim her çocuğun aklının gittiği sınıfa uygun olduğunun garantisini verebilir? Ve sana getirdiğine tabi ki bir şeyler katıp sonraki seviyelere hazırlamalısın. Armut piş ağzıma düş yok: O armut hangi toprakta yetişmişti, şekli nasıldı, rengi nasıldı, tadı, dokusu, kokusu, sana gelene kadar hangi yollardan geçti, nasıl gübrelendi, nasıl ilaçlandı vs. "Doğru" ona, algı olarak değil, gerçek ve değişmez olarak işlenmeli ki kuzu kürkü giymiş kurtlara kanmasın:
Duygu ve Düşünce
Hani Yusuf babasına şöyle demişti: “Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldız, güneş ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm.” (Yûsuf 12/4) İbn-i Âşûr şöyle der: “ALLAH, bu rüyayı Yusuf’a (aleyhisselâm) makamının yüceliğine dair bir işaret kılmıştır ki, başına her sıkıntı geldiğinde onu hatırlasın ve böylece nefsi huzur bulsun; akıbetinin güzel olacağını bilsin.” Buradan şu da anlaşılır ki: ALLAH Teâlâ, müminle sadece musibet ve sıkıntı anında yahut sonrasında değil, ondan önce de beraberdir. Kulunu musibete hazırlayacak sebepleri takdir eder, ona yardım edecek şeyleri daha bela gelmeden gönderir. Ne zaman bir darlık veya musibetle karşılaşsan, ALLAH’ın daha önceden sana lütfettiği nimetleri ve hazırladığı sebepleri hatırla. Göreceksin ki, sabretmene, ayağa kalkmana yardımcı olan ve acının yükünü hafifleten nice ilâhî tedbirler önceden hazırlanmıştır. İnsanlar, acı geldikten sonra senin yanında olabilir, seni teselli edebilirler. Fakat acı henüz gelmeden önce seni ona hazırlayan ve destekleyen ise yalnızca ALLAH’tır..." |Abdullah Belkâsım
Din İslam
Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti. (Bakara 2/30)
Din
Reklam
Reklam