var olmak için kendini olmaya bırakmak yeter,
ama yaşamak için,
birisi olmak lazım,
birisi olmak için,
bir kemiğe sahip olmak,
kemiği göstermekten korkmamak,
ve bu arada eti kaybetmek gerekir.
rahatsız edici bir durum. sahici bile olmayan bu ayrıntılara önem vermekle hata ettin; bunların birer tuzak olduğu apaçık ortada, ve şimdi sen, ısının ve karanlığın iyice arttığı ve içinden nasıl çıkacağını kaygılanarak düşündüğün yastığa bal gibi hapsoldun.
“seni anlıyorum” demek büyük bir yalandır. kocaman bir yalan. kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada... var olan en sağlam zırh insan vücududur. içindekileri en iyi saklayan kasa odur. koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya. deliliğinin kokusunu,anormalliğinin kokusunu duyamazsın yanında gazete okuyan adamın. beş duyunun algıladığı kadar anlarsın aileni,sevgilini,çocuğunu.