Vücudumuz yaşamamızı sağlayan bir makinedir. Bunun için düzenlenmiş- tir, doğası budur; içindeki hayata karışmayın, kendi kendini savunsun: O bu işi, sizin onu ilaçlarla felç etmenizden daha iyi becerir. Vücudumuz belli bir süre işleyecek olan mükemmel bir saattir; saatçi onu açamaz, sadece el yordamıyla ve gözü bağlı bir halde idare edebilir. Vücudumuz yaşamamızı sağlayan bir makinedir, işin özü bu.
Her insanda hayatın iki yönü vardır: ilgileri ne kadar soyutlanmışsa o kadar özgür olduğu kişisel yaşam ve onun için belirlenmiş yasalara zorunlu olarak uyduğu doğa, ko- van yaşamı.
İnsan bilinçli olarak kendisi için yaşar ama tarihsel, ev- rensel hedeflere ulaşılması için bilinçsiz bir alet olarak hiz- met eder. Yapılan bir iş geri alınamaz ve insanın, milyonlarca başka insanın eylemiyle aynı zamana denk gelen bir eylemi tarihsel bir anlam kazanır. Bir insan toplumsal merdivende ne kadar yukarıda duruyorsa, ne kadar çok insanla bağlan- tısı varsa, başka insanlar üzerinde o kadar nüfuzu vardır, her eyleminin önceden belirlenmişliği ve kaçınılmazlığı da o kadar aşikârdır.
Kendi kendine, "Kendimi bu kadar güçlü ve genç hissederken özgürlüğümden faydalanmalıyım," diyordu, "Piyer mutlu olmak için mutlu olabilme ihtimaline inanmak gerek derken haklıydı ve ben artık buna inanıyorum. Bırakalım ölüleri ölüler gömsün, hayattayken yaşamak ve mutlu olmak gerek."