deniz

Küçük Prens inceleme-30.07.24
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2024 15:20
Uzun süredir elimdeydi bu kitap. Kendisinden önce namıyla tanışmıştım zaten. Hakkında filmler, animasyonlar pek çok alıntılar yapılmış bu eser benim için de özel bir zamanda elimin gittiği eser olmasını sağladı. Bu kadar sevilmeyi ve tekrar tekrar gündemde olmayı çok fazla hak ettiğini o zaman anladım. Ben de yaş aldıkça hayal gücümün nasıl köreldiğini gözlemliyordum kendi üzerimde. Dünya üzerindeki kötülüklerle baş edemeyince nasıl da içerlemiş ve sıkkınlaşmışım. Üreticiliğim kaybolmuş, bir fil yutan boa yılanını bile tanıyamaz hale gelmiş ve kardeşlerime kayda değer şeyler yapmaları gerektiği yönde öğütler verir olmuşum. Oysa küçükken ne hayaller kurardım.. Resim yarışmalarında birinci olur, şarkı festivallerine katılır, tüm gün lunaparkta koşturur ve tüm oyuncaklarla oynardım. En korkusuz, en cesur ama en neşeli olan da bendim. Pilotumuz pilot olmuş olmasına ama kendi küçüklüğünü hiçbir zaman unutmamış. Hatta bir gün başka bir silüette de olsa onunla arkadaşlık etmiş. Yazarımız bu ikiliyi öyle tatlı tanımlamış ki bir çocuğun istediğini elde edene kadar olan inatçılığına karşın bir yetişkinin sürekli tehlikeye açık tavırları ve koruma iç güdüsü bize çok güzel geçiyor. Yabancı değil ikiside. Özellikle yirmilerinizdeyseniz ve hayat size artık büyüdün diyorsa. Ve bir çocuğun gözünde açgözlülüğü, kibri ve perişanlığı anlatabilmek ve hissettirebilmek kolay iş değil. En hoşuma giden ayrıntıysa çocuk da olsa gülüne ve gezegenine verdiği değer. Yanardağlarını bile önemseyen ve dikkatlice hepsiyle ilgilenen bir çocuk bize o kadar çok şey öğretebilir ki.. Bizlerse büyüdükçe bencilleşmenin pençesinden kurtulamıyoruz. Anneler ve babalar çocuklarından hep beklenti içinde olurlar, eleştirir dururlar. İleride kıdemlileri iyi bir çalışan olmaları gerektiğini söyleyip dururlar.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280bin okunma
Reklam
martı inceleme yazısı-18.07.24
8/10
·94 syf.··
2024 12. kitabı
Martı- Tiyatro eseri olarak ilk klasiklerimden olan bu kitap, okumayı bana tekrar öğretti diyebilirim. Aklında o sahneyi kurgularken bir nevi karakterler okur oluyor ve sahne yepyeni bir yönetmenle tekrar canlanıyor. Başta aşırı zorlasa da duyguyu geçirebilmeyi başardı sonuna doğru. Yazar-aktris temalı bir ilerleyiş var ilişkilerde. Toy yazar ve aktris hayatı öğrenirken karşılarındaki örnekleri doğru yorumlayamıyorlar, belki de yorum dahi yapmadan arkalarını dönüyorlar yaşanan tecrübelere. Orası karakterlerin kendi iç dünyası. Ancak bata çıka gelişmek yerine bata çıka bir sönüşün hikayesi olmuş. Ve göklerde özgürce süzülen martının ölümüne belki toyluğu belki hırsı belki hayalperestliği belki de aşkı sebep olmuş. Yazarımız hızlı bir başlangıçla çatışmayı başlatırken bitişi de çatışmasız bırakmamış elbette. Kapağı kapayınca gelen "keşke" hissiyatı kitabı her gördüğümde de kalacak içimde.
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma
Su Adamı (Aleksandr Belyaev) İncelemesi
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
-Su Adamı- 26.06.24 Kitabı incelemeye başlamadan önce sizinle yazarın hayatına doğru ufak ama engebeli bir yolculuğa çıkalım. Aleksandr Belyaev, eşsiz bir hayat hikayesine sahip.Kardeşlerinin ikisinin vefatından sonra aile geleneğinin devamı gereği babası onun ilahiyat fakültesine gitmesini istiyor. Ancak hayalleri bu yönde olmayan Belyaev, ateist düşüncesinin temellerini bu fakültede atıyor. Daha sonrasında yeminini etmeyip hukuk okuyarak hayatını kendi istediği yönde ilerletmeye başlıyor. İlerleyen zamanlarda hastalık sebebiyle felç kalan yazarımız, kendini bilim kurgunun dahilerini okurken buluyor. Hayat onu böyle zorlarken kaleme aldığı Su Adamı, ölen kardeşlerinin birinin su da boğulmasıyla da ilişkili olabilir. Tecrübeleri ve acılarını, dünyayı da gezip görmüş ve toplumu tanımış halde kağıda akıtıyor. Zaten kendisi hukuk mezunu olarak bu konuları çok güzel alıyor, özellikle 29. bölümdeki mahkeme kurgusu ile kitap boyu aklımızda dolanan sorulara çok güzel cevaplar hazırlamış. Açıkçası farklı beklentilerle elime aldığım ama çok daha farklı ve fazla düşünceyle kapağını kapattığım bir kitap oldu. Yazarın konu aldığı su ve kara ikilemi aslında birbirine çok yakın ama bir o kadar da uzak. İkisi de içerisinde pek çok nimet barındırır, uzak oldukları nokta ise bu nimetleri nasıl kullandıkları. Karakterimiz İhtihandr, bu ikileme takılı kalmış bir yaratık. Yaratıcısı ve babası olarak okuduğumuz Salvator, insanların nasıl bir sömürge politikasında olduklarını bildiği için koruyor İhtihandr'ı karadan. İhtihandr su hayatı içerisinde temiz, saf, adil, doğasına uygun savaşların olduğu bir ekosistemde iken açgözlü gemicilerin yersiz inci avlanışlarına ket vurarak dikkatleri üzerine çekiyor. Kara yaratıkları nam-ı diğer insanlar suya el atınca başlayan çatışma, İhtihandr'ın su
Felsefe
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,487 okunma