.
Rus edebiyatında özel bir yeri olan Gorki'yi her zaman sevmişimdir. Yazar bu romanında 1917 Bolşevik Devrimi'nin izini sürüyor. Eleştirel bir şekilde ele alınan bir toplumda köylünün, halkın ve soyluların konumuyla iyi ve kötünün zıt kutuplarını ele alıyor. Rus köylü zekası ile aristokrat sınıfı arasındaki keskin çizgiyi çok iyi tasvir ediyor.
Dedikodu ile canlı bir şehir düşünelim. Maxim adlı bir köylü, kitabın ana karakterlerinden biridir. Kitap, genç, devrimci gençlerin kasaba ve köylerde dolaştıkları klasik Bolşevik devriminden önceki bir zaman dilimindedir. Sürekli dönen bir sohbet. Sanki hiç birmeyecekmiş gibi.
Yazarın kalemini çok sevdiğim için okurken fazlasıyla keyif aldım. Bir tarafta soylular, diğer tarafta köylüler var. Rus edebiyatındaki diyalogları seviyorum. Konuşurken sürekli farklı noktalarda buluyorsunuz kendinizi. Gorki kitabı yarım bırakmasaydı eğer daha farklı yerlerde olabilirdi.
-Mujik nedir ?
-Rus köylülerinden sadece erkek olanlar...
MujikMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 2004815 okunma
Primo Levi'nin, 1944'te 650 kişilik Auschwitz toplama kampında tanık olduğu insanlık dışı olayları kaleme aldığı bir eser. Öldürmeyip süründürmenin tanımı niteliğinde bir otobiyografi olan, hayatının 13 ayını geçirdiği Auschwitz'te hayatta kalmayı başaran "24" kişiden biri olan Yahudi kimyager Primo Levi'nin romanı. İnsanlığın bittiği bir yerde insan olarak kalabilmenin ne kadar zor olabileceğini açık ve samimi bir şekilde anlatmış bizlere. İnsanların yaşadığı ruhsal çöküntüleri, tanık oldukları azapların ruhlarında ve bedenlerinde nasıl yaralar açtığını, deliliğe düşmemek için yaşam mücadelesini ve insan ruhunu en derinlerde yansıtmış.
Kamplar hakkında binlerce kitap ve makale yazıldı, yüzlerce film çekildi, tarih derslerinde incelendi, televizyon programlarında tartışıldı. Etkisi hala Avrupa'da hissedilmektedir. Tüm tartışmalar, barbarlığın ve kötülüğün zirvesi olarak toplama kamplarına işaret ediyor. "Tamam anladik, çok kötüydü ama yeter artik" diye içlerinden geçiriyor insanlar zaman zaman.Yine de bu kitabı okuyun, okutturun. Sonra "Yeter artık" dersiniz.
Primo Levi'nin ölümü hakkında net bilgi yok. Bazıları intihar ettiğini söylerken, diğerleri yaşadığı yerdeki merdiven boşluğundan düşerek öldüğünü söylüyor.
Bir polisiye roman olarak adlandırılan, ortaçağ Hristiyan felsefesi açısından zengin olan eser. Din üzerine uzun paragraflar ve yorumlar içeriyor. Filmini izledikten sonra iyi bir yolculuk olacağını düşündüm ve yaklaşık 700 sayfalık bir savaşa katıldım. Bir dizi cinayete sebep olan karizmatik bir din adamı ve cinayetleri çözmeye gelen çaylak bir öğrenci. Okumaya başladığınızda kitabın akıcılığı sizi kendine hayran bırakacaktır. Muhafazakar insanları rahatsız edebilir çünkü fazlasıyla sert bir teolojik bir roman.
Eco Çocukluk yıllarında , Arthur Conan Doyle'un Sherlock Holmes romanlarını severek okuyan, bu yüzden kahramanın adını Sherlock Holmes romanlarından seçmiştir.Ayrıcaca eseri detaylı anlayabilmek ve sindirmek için fazlasıyla ek kaynaklar gerektiren bir kitap. Okursanız ortaçağ Hristiyanlığı ve manastır kültürü için iyi hazırlanmış olacaksınız. Eseri daha iyi anlamak ve keyif alabilmek için için en azından Avignon-Roma diyaloğuna hakim olmalısınız.
Bu kutsal mekanlarda bile çirkinleşebilen insanlar göreceksiniz ve şaşırmayacaksınız diye düşünüyorum. Kendi toplumumuzda da fazlasıyla tanıdık gelen yanlarını göreceksiniz. Katili hızlı tahmin edebilirsiniz fakat bunu nasıl yaptığını anlamanız uzun zaman alacaktır.
Okumanızı tavsiye ederim, zihninizi epey zorlayacak ve bambaşka zevklere getirecektir.