Deniz Elçin

Deniz Elçin
@denizelcin
Puan vermedi·112 syf.··
2021 20. kitabı
"Bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü çaba sarfettiklerini kimse bilmez." Cinayet işlemekle suçlanıp, annesinin ölümüne ağlamadığı için idam cezasına mahkum edilen bir ‘Yabancı’ nın hikayesi… Mersault’un hikayesi için, varoluş felsefesine ve toplumun değer yargılarına dair insanı derin düşüncelere sürükleyen bir eser demek fazla olmaz herhalde. Karakterimiz bu dünyaya neden geldiğini, neden yaşamakta olduğunu ve neden öleceğini hiçbir şekilde düşünmeyen, nedensiz ve acabasız sadece kendi zihninin içinde yaşayan kaygısız ve umursamaz bir adamdır. Annesinin ölümüne bile kayıtsız kalması, topluma ve çevresinde yaşanan her şeye bu derece duyarsızlaşması onu belli başlı kalıpların içine soksa da bence bu hikaye, Mersault’un garip olarak algılanan karakterini değil, toplumun ‘normal’ olarak algıladığı davranışları sorgulayan bir hikaye. Kitapta da açıkça görürüz ki, insanlar kendileri gibi olmayan, farklı düşüncelere sahip olan ve duygularını yine herkesten farklı yaşayan insanları aralarında barındırmak istemezler. Anlatım tarzı açısından, okuyucuyu yavaşlığıyla yoran bir dili olsa da, üzerinde her düşündüğünüzde kendinizi farklı bir noktada bulacağınız bir kitap. “Dünyayı kendime bu kadar eş, bu kadar kardeş bulunca, anladım ki, eskiden mutluluğa ermişim. Hatta hâlâ da mutluydum. Her şey tamam olsun, kendimi pek yalnız hissetmeyeyim diye, benim için artık, idam günümde bir sürü seyirci bulunmasını ve beni nefret çığlıklarıyla karşılamalarını dilemekten başka bir şey kalmıyordu.”
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·80 syf.··
2021 33. kitabı
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan, bütün insanları anlar.” Zweig ve kısacık gibi görünen ancak içine dev gibi hikayeler sığdıran müthiş eserleri… Bence tüm okurlar için Stefan Zweig çok farklı bir yerde duruyor. Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig dediğimizde akla gelen ilk kitaplardan biri olsa gerek. Olağanüstü Bir Gece, kendi içinde kendisini sorguya çeken, tüm hesaplaşmalarını tamamlayıp içindeki gerçek ‘ben’i gün yüzüne çıkaran bir adamın yolculuğu aslında. Zengin, aynı zamanda da oldukça yalnız bir adam olan karakterimiz, o zamana kadar istediği her şeyi elde etmiş ancak belli bir zaman sonra erişecek bir hayalinin olmaması onu hissiz ve hayattan keyif almayan bir adama çevirmiştir. Talihsiz bir gecede işlediği bir suç ise yeniden insan olduğunu hissetmesine ve insanlarla yeniden iletişim kurmasına vesile olur. Genel olarak herkes gibi benim de keyifle okuduğum kitaplardan biridir Olağanüstü Bir Gece. Stefan Zweig’in ise, yalnızlığın insan ruhundaki yansımalarını bu kadar muazzam ortaya koyması, betimlemeleri ve karakterler üzerinde yaptığı analizlerin derinliği kendisinin bir Freud hayranı olmasının bir getirisi olsa gerek. "Denizde susuzluktan ölen biri gibiydim."
Edebiyat
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023172bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2021 18. kitabı
“Peki ya gelmeyince ne mi oldu? Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten. İki yıl mı geçmiş? Gelmesinin eli kulağındadır.” Uzun bir süre önce okumuş olsam da yine uzun süre etkisinde kaldığım Doğu’nun Limanları, en sevdiğim yazarlardan biri olan Amin Maalouf’un ,60’lı yılların sonuna doğru tanıştığı bir kişinin hayatından esinlenerek yazdığı romanıdır. O kadar etkilenmiştim ki, soluk almadan okurken bir ara gerçeklikten kopup Kitabdar’ın hikayesinin büyüsüne kapıldığım oldu. Kısmen gerçek bir hikaye olması ise, olaylara daha farklı bir yerden bakmama sebep oldu. Yazarın okurlara geçirmek istediği düşünce, insanları milliyetlerine göre ayırmak yerine özünde herkesin insan olduğu ve bu dünyada kardeşçe yaşamamız gerektiğiydi. 1998 yılında yayımlanmasına rağmen, bir takım olayların hala güncelliğini koruduğu gerçeğiyle karşılaşmak ise yazarın öngörüsüne hayran bıraksa da, bunun üzücü bir durum olduğu hakikatini de değiştirmiyor tabii. Gerçek insanların gerçek hikayesinin anlatıldığı kitapta Amin Maalouf’un muhteşem yazım diliyle harmanlanması mutlaka okunması gereken bir kitap haline getirmiş Doğu’nun Limanlarını. " Okumak için uzaklara gitmekten çok, uzaklara gitmek için okumaktaydım. "
Edebiyat
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma

Deniz Elçin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2021 55. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.8/10 · 10,9bin okunma